Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İş Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/16463 K.2016/10211
Özet: (1) Davacı, alt işveren olarak çalıştığı kurumun hizmet alım ilişkisini muvazaalı olduğunu iddia ederek iş akdinin haklı neden olmadan feshedilmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep etti. (2) Mahkeme, davacının iddialarını kısmen kabul ederek kararını bozdu, bilirkişinin tarafsızlık sorunu nedeniyle yeni bir bilirkişi raporu alınmasını ve kararı yeniden değerlendirilmesini emrederek temyiz kararını bozmaya karar verdi.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
Dava Türü: Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı kurum nezdinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, aradaki hizmet alım ilişkisinin muvazaalı olduğunu, iş akdinin haklı neden olmadan feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, aradaki ilişkinin ihale ile hizmet alımı olduğunu muvazaa iddiasının yersiz olduğunu, davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davacının iş akdinin haklı neden olmadan alt işverence feshedildiği, muvazaa iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 272. maddesi düzenlemesine göre; hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanacaktır. Bu atıf nedeniyle Yasanın 36. maddesinin c) 1. fıkrasında; Hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirecek önemli bir sebebin bulunması hakimin reddi ve çekinme sebebi olarak düzenlenmiştir. Her ne kadar yargılama aşamasında bilirkişinin reddi sözkonusu değilse de, temyiz aşamasında davalı vekilince ileri sürülmüştür. Mahkeme kararlarının her türlü şüpheden uzak olmasının gerekliliği ve verilen kararın tarafsızlığı ve doğruluğu konusunda taraflarda hiçbir kuşkuya sebep olmaması zorunludur.
Somut olayda; dosyada bilirkişi olarak rapor tanzim eden ... davalı ... aleyhine açılan ... 1. İş Mahkemesinde, 2015/299, 2015/301 E. vb. davalarda, Bilirkişi ...’ün 2015/396 Esas, Bilirkişi ...’in 2015/105 Esas sayılı dosyalarda davacı işçi vekili olarak yer almıştır. Bu durum, bilirkişinin tarafsızlığı ilkesi ile çelişen bir olgu ortaya çıkarmış olup, Mahkemece diğer mahkemelerde de davalı ... aleyhine davası olmayan -davanın taraflarıyla ilişkisi bulunmayan- başka bir bilirkişi seçilerek yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava Türü: Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı kurum nezdinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, aradaki hizmet alım ilişkisinin muvazaalı olduğunu, iş akdinin haklı neden olmadan feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, aradaki ilişkinin ihale ile hizmet alımı olduğunu muvazaa iddiasının yersiz olduğunu, davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davacının iş akdinin haklı neden olmadan alt işverence feshedildiği, muvazaa iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 272. maddesi düzenlemesine göre; hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanacaktır. Bu atıf nedeniyle Yasanın 36. maddesinin c) 1. fıkrasında; Hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirecek önemli bir sebebin bulunması hakimin reddi ve çekinme sebebi olarak düzenlenmiştir. Her ne kadar yargılama aşamasında bilirkişinin reddi sözkonusu değilse de, temyiz aşamasında davalı vekilince ileri sürülmüştür. Mahkeme kararlarının her türlü şüpheden uzak olmasının gerekliliği ve verilen kararın tarafsızlığı ve doğruluğu konusunda taraflarda hiçbir kuşkuya sebep olmaması zorunludur.
Somut olayda; dosyada bilirkişi olarak rapor tanzim eden ... davalı ... aleyhine açılan ... 1. İş Mahkemesinde, 2015/299, 2015/301 E. vb. davalarda, Bilirkişi ...’ün 2015/396 Esas, Bilirkişi ...’in 2015/105 Esas sayılı dosyalarda davacı işçi vekili olarak yer almıştır. Bu durum, bilirkişinin tarafsızlığı ilkesi ile çelişen bir olgu ortaya çıkarmış olup, Mahkemece diğer mahkemelerde de davalı ... aleyhine davası olmayan -davanın taraflarıyla ilişkisi bulunmayan- başka bir bilirkişi seçilerek yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.