Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/4875 K.2013/7259
Özet: Uyuşmazlık, davacının davalı tarafından muvazaalı işlemle taşeron nezdinde çalıştırıldığı iddiasıyla ilgili ödenmemiş ücret alacağı ve icra inkar tazminatı talebine dayanmaktadır; Mahkeme, tanık beyanlarıyla belirlenen ücret üzerinden alacak ve %20 icra inkar tazminatını kabul ederek davayı karara bağlamış, temyiz kararının bozulmasına hükmetmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalının muvazaalı işlemle davacıyı taşeron nezdinde çalıştırdığını, emsal işçinin ücreti üzerinden ücret alması gerektiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2011/1385 sayılı dosyası ile takip açtıklarını, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın yerinde olmadığını bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, icra takibinde belirtilen 27.11.2010 tarihinde kendileriyle bir çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı dönem içerisinde tanık beyanlarıyla belirlenen ücret üzerinden ücret alacağı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davacı icra takibinde borcun sebebi olarak 29.11.2010 vade ve tanzim tarihli maaş ücret alacağını göstermiştir. Davalının kendi çalışanları olmadığı yönünde icra takibine itirazı üzerine itirazın iptali davasını açmıştır.
İtirazın iptaline ilişkin dava dilekçesinde davacı borcun sebebini davalının muvazaalı işlemle davacıyı taşeron nezdinde çalıştırdığı, emsal işçinin ücreti üzerinden ücret alması gerektiği olarak göstermiştir. Davacı bu talebini 07.12.2011 tarihli duruşmada yinelemiştir.
Davacı 29.03.2012 tarihli duruşmada ise bu sefer icra dosyasındaki tarihin bilgisayar programında ihtiyarları dışında atıldığını, taleplerinin çalıştıkları döneme ilişkin ödenmeyen ücret alacağı olduğunu savunmuştur.
20.05.2012 tarihli bilirkişi raporuyla emsal ücretten kaynaklı alacak tespit edilememiş ancak çalıştığı döneme ilişkin ödenmeyen ücret alacağı olabileceği ihtimali ile hesaplama yapılmıştır. Mahkemece tanık beyanları ile belirlenen ücret üzerinden dava ve icra inkar tazminatı kabul edilmiştir.
Davacının icra takibinde belirttiği tarihlerde davalı nezdinde çalışmadığı sabit olmakla maddi hataya düştüğü kabul edilebilir ise de, dava dilekçesinde dava dayanağını muvazaalı ilişkiden kaynaklı ücret fark talebi olarak açıkladığından ve bu yönden bir ücret alacağı tespit de edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava edilmeyen bir alacağın hüküm altına alınması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazların incelenmesine yer olmadığına, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı vekili, davalının muvazaalı işlemle davacıyı taşeron nezdinde çalıştırdığını, emsal işçinin ücreti üzerinden ücret alması gerektiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2011/1385 sayılı dosyası ile takip açtıklarını, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın yerinde olmadığını bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, icra takibinde belirtilen 27.11.2010 tarihinde kendileriyle bir çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı dönem içerisinde tanık beyanlarıyla belirlenen ücret üzerinden ücret alacağı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davacı icra takibinde borcun sebebi olarak 29.11.2010 vade ve tanzim tarihli maaş ücret alacağını göstermiştir. Davalının kendi çalışanları olmadığı yönünde icra takibine itirazı üzerine itirazın iptali davasını açmıştır.
İtirazın iptaline ilişkin dava dilekçesinde davacı borcun sebebini davalının muvazaalı işlemle davacıyı taşeron nezdinde çalıştırdığı, emsal işçinin ücreti üzerinden ücret alması gerektiği olarak göstermiştir. Davacı bu talebini 07.12.2011 tarihli duruşmada yinelemiştir.
Davacı 29.03.2012 tarihli duruşmada ise bu sefer icra dosyasındaki tarihin bilgisayar programında ihtiyarları dışında atıldığını, taleplerinin çalıştıkları döneme ilişkin ödenmeyen ücret alacağı olduğunu savunmuştur.
20.05.2012 tarihli bilirkişi raporuyla emsal ücretten kaynaklı alacak tespit edilememiş ancak çalıştığı döneme ilişkin ödenmeyen ücret alacağı olabileceği ihtimali ile hesaplama yapılmıştır. Mahkemece tanık beyanları ile belirlenen ücret üzerinden dava ve icra inkar tazminatı kabul edilmiştir.
Davacının icra takibinde belirttiği tarihlerde davalı nezdinde çalışmadığı sabit olmakla maddi hataya düştüğü kabul edilebilir ise de, dava dilekçesinde dava dayanağını muvazaalı ilişkiden kaynaklı ücret fark talebi olarak açıkladığından ve bu yönden bir ücret alacağı tespit de edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava edilmeyen bir alacağın hüküm altına alınması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazların incelenmesine yer olmadığına, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.