Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/93 K.2012/6073
Özet: (1) Taraflar arasında, 255 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin Hazine adına tapuya tescili ve bu tespitin davacı tarafından miras yoluyla elde edilen hakla uyuşup uyuşmadığı konusunda anlaşmazlık yaşanmıştır. (2) Mahkeme, kadastro tespitinin 10 yıllık hak düşürücü süresini aştığını belirterek, kesin hüküm nedeniyle davayı reddetmiş ve kararın onaylanmasıyla birlikte davacıdan 2,75 TL harcın alınmasına karar vermiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 255 ada 13 parsel sayılı 92,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçeli kargir iki katlı ev niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, hükmen tapuya tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak davalı Hazine aleyhine dava açmıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 255 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Gökçeada Kadastro Mahkemesinde davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile davalı Hazine arasında dava görüldüğü, Kadastro Mahkemesinin 12.06.1998 tarih, 1996/1067-1998/334 E.K. sayılı ilamı ile davanın reddine, dava konusu 255 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, verilen bu hükmün Yargıtayın denetiminden geçerek 05.12.2010 tarihinde kesinleştiği mahkeme ilamındaki şerhten anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 05.12.2000 günü ile davanın açıldığı 10.12.2010 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Sözü edilen süre kamu düzenine ilişkin olup, bu nedenle istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
O halde, mahkemece hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu husus sonuca etkili görülmediğinden gerekçesinde isabet olmayan hükmün sonucu bakımından ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davacı ...'dan alınmasına, 18.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 255 ada 13 parsel sayılı 92,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçeli kargir iki katlı ev niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, hükmen tapuya tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak davalı Hazine aleyhine dava açmıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 255 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Gökçeada Kadastro Mahkemesinde davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile davalı Hazine arasında dava görüldüğü, Kadastro Mahkemesinin 12.06.1998 tarih, 1996/1067-1998/334 E.K. sayılı ilamı ile davanın reddine, dava konusu 255 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, verilen bu hükmün Yargıtayın denetiminden geçerek 05.12.2010 tarihinde kesinleştiği mahkeme ilamındaki şerhten anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 05.12.2000 günü ile davanın açıldığı 10.12.2010 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Sözü edilen süre kamu düzenine ilişkin olup, bu nedenle istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
O halde, mahkemece hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu husus sonuca etkili görülmediğinden gerekçesinde isabet olmayan hükmün sonucu bakımından ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davacı ...'dan alınmasına, 18.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.