Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/8157 K.2012/10028
Özet: Mahkeme, 234 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki tapu kaydının hükmünün Hazine için kesin hüküm olduğu gerekçesiyle davacı Hazine’nin temyiz isteğini reddederek kararı onamıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 234 ada 9 parsel sayılı 10217.18 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalılar ... ve paydaşlarının tutunduğu tapu kaydı ile davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalması, aynı kuvvet ve mahiyette belgeye dayanılması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 10. maddesi hükmü gereğince malikhanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiş ve Kadastro Komisyonunca mahkemeye gönderilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın payları oranında ... ve paydaşları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 234 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve paydaşlarının tutunduğu, Hazine'nin taraf olduğu tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının kapsamında kaldığı, dayanak tescil ilamının Hazine açısından kesin hüküm niteliğinde bulunduğu, kesin hükmün kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarından olduğu, öte yandan aynı taşınmaz ya da taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 234 ada 9 parsel sayılı 10217.18 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalılar ... ve paydaşlarının tutunduğu tapu kaydı ile davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalması, aynı kuvvet ve mahiyette belgeye dayanılması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 10. maddesi hükmü gereğince malikhanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiş ve Kadastro Komisyonunca mahkemeye gönderilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın payları oranında ... ve paydaşları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 234 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve paydaşlarının tutunduğu, Hazine'nin taraf olduğu tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının kapsamında kaldığı, dayanak tescil ilamının Hazine açısından kesin hüküm niteliğinde bulunduğu, kesin hükmün kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarından olduğu, öte yandan aynı taşınmaz ya da taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.