‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7773 K.2012/8813

Esas No: 2012/7773 · Karar No: 2012/8813 · Karar Tarihi: 04.12.2012
Özet: Uyuşmazlık, 195 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki kadim ark niteliğindeki bölümün paylaşımı ve yol hakkının tespitiyle ilgili davacılar ile davalı arasında ortaya çıktı; mahkeme, uzman raporuna dayanarak (C) harfiyle gösterilen 30,48 m²'lik bölümü tapuya tescil ettirmeyi reddetti, ancak (A) ve (B) harfleriyle işaretlenen 35,34 m² ile 6,74 m²’lik alanları 195 ada 5 parsel taşınmazına ekleyerek tapu kaydını düzenledi. Bu karar, davalı tarafından temyiz edildi ancak mahkeme, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayacağını belirterek kararını sürdürdü.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 195 ada 4 parsel sayılı 931,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... zeminde bulunan kadim ark niteliğindeki taşınmaz bölümü ile davacı ...'ın yol olarak kullandığı bir kısım yerlerin dava konusu 195 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunduğunu öne sürerek dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... davacı ...'a vermiş olduğu yolun bedelini ödemediğinden yolun kapatılması istemi ile davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.11.2011 havale tarihli rapor ve haritada (C) harfi ile gösterilen 30, 48 m2 yüzölçümündeki bölümün paftasında ark olarak gösterilmesine, aynı tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 35,34 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 6,74 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ise dava dışı 195 ada 5 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, katılan davacı ...'ın talebinin alacağa yönelik olması nedeniyle reddi ile katılan davacının genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı ...'ın temyiz dilekçesindeki açıklamaya göre yargılama giderlerine yöneliktir.

Davalı temyiz dilekçesinde kısaca taşınmazlar arası sınırın ark olduğunu belirterek dava açılmasına sebebiyet vermediğini öne sürmüştür. Nitekim 6100 sayılı HMK'nun 312. maddesinde davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş olan davalının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilemeyeceği düzenlenmiştir. Söz konusu bu yasal düzenlemeye göre davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması ile birlikte davayı ilk duruşmada kabul etmesi de yasal şart olarak öngörülmüştür. Nitekim Yasa metnindeki "ve“ bağlacı her iki şartın birlikte mevcut olması gereğine işaret etmektedir. Somut olayda davalı ilk duruşmadan önce 30.04.2007 tarihli cevap dilekçesinde arkın tamamı adına tespit gören dava konusu taşınmaz içinde kalıyorsa bu miktarın alınmasını, ayrıca davacının para ile aldığı yol olmadığını belirtmiş, 28.05.2007 tarihli ilk duruşmada da beyan dilekçesini tekrar ettiğini, davayı kabul etmediğini bildirmiştir. Nitekim kabulden söz edilebilmesi için kabul beyanının koşulsuz ve şartsız olması gerektiği bir gerçektir. Davalının yukarıda belirtilen cevap dilekçesi ve duruşma beyanı bir arada değerlendirildiğinde davacının kadim arkın paftasında gösterilmesi talebini kayıtsız ve koşulsuz kabul etmediği, bundan ayrı olarak davalının, davacının yola yönelik talebini ise davacının satın aldığı yol olmadığını belirterek reddettiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davalının, davacının talebini ilk duruşmada kabul ettiğinden söz etmek imkansızdır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece oluşturulan hükmün açık ve infazı mümkün nitelikte olması gerekirken dava konusu 195 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan uzman fen bilirkişilerin rapor ve haritasında (A), (B) ve (C) bölümlerinden geriye kalan kısmın hüküm yerinde gösterilmeyerek ve bu bölüm açısından tescil hükmü kurulmayarak infazda tereddüt yaratılması, aynı zamanda davacı ... adına tespit edilip tüm dosya kapsamına göre dava konusu olmadığı anlaşılan 195 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının kadastro işlemlerinin olağan usulünce tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tapuya tesciline karar verilmesi, yine dava konusu (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tesciline karar verilmesi gerekirken dava dışı olan 195 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen geometrik durumu bozulacak şekilde bu parsele ilave edilmek suretiyle tesciline karar verilmesi, bundan ayrı olarak katılan davacının talebi alacağa yönelik olarak değerlendirilmiş olmasına rağmen mahkemenin görevsizliğine denileceği yerde taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak nitelikte talebin reddine denilmesi hususları isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden; hüküm yerinin 3. paragrafının 2. satırında yazılı bulunan “kısmın yapılan tespitinin iptali ile 195 ada 5 parsele eklenmek suretiyle Tespit ve Tesciline,” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “bölümlerin aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya tesciline” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 4. paragrafının 2. satırında yazılı bulunan "talebin reddi ile genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın onaylı bir öreğinin görevli ve yetkili genel mahkemeye gönderilmesine” sözlerinin yazılmasına, yine hükme 9. paragraf olarak” dava konusu taşınmazdan uzman fen bilirkişilerin rapor ve haritasında (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerin çıkarılması ile geriye kalan ve uzman fen bilirkişilerin 15.11.2011 havale tarihli rapor ve haritasında (D) harfi ile gösterilen 858,71 m2 yüzölçümümdeki bölümün tespit niteliği ile davalı ... adına tapuya tesciline,” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükme 10. paragraf olarak “Dava konusu olmadığı anlaşılan 195 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının kadastro işlemlerinin olağan usulünce tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine“ sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'a iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?