‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7017 K.2012/8242

Esas No: 2012/7017 · Karar No: 2012/8242 · Karar Tarihi: 22.11.2012
Özet: (1) Taraflar arasında, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca dava açılırken gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi; (2) Mahkeme, bu reddin dosya kapsamına uygun olmadığını belirterek, avansın zaten ödenmiş sayıldığını ve 115/2 maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığını kabul ederek, eksiklikleri giderilmesini ve keşif ücretinin yatırılması için makul süre verilmesini emredmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece, H.M.K.'nun 120. maddesine göre gider avansı yatırılmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş olmasına rağmen avansın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usülden reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK. nun 120. maddesinde gider avansının dava açılırken mahkeme veznesine yatırılması gerektiği belirtilmiş, 114. maddesinin "g" bendinde gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, 115. maddenin 1. fıkrasında mahkemece bu koşulun mevcut olup olmadığının kendiliğinden araştırılacağı, 2. fıkrasında da şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.

Duraksamadan belirtmek gerekir ki 6100 Sayılı HMK.’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 448. maddesinde bu Kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, yine aynı Kanunun 120/1. maddesinde öngörülen gider avansının miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen ve anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin “zaman bakımından uygulama” başlıklı 6. maddesinde de “bu tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği” düzenlenmiş bulunmaktadır.

Eldeki davanın 6100 Sayılı yeni HMK.’ nun yürürlüğe girdiği tarihten önce açıldığı ve yargılamanın davacı tarafa kesin önelin verildiği 8.2.2012 tarihli celse itibariyle derdest olduğu kuşkusuzdur. Açık bir anlatımla gerek Yasa’da ve gerekse anılan tarife hükümlerinde gider avansının ikmali için gözetilen işlemlerin tamamlandığı anlaşılmaktadır.

6100 Sayılı Yasanın 120. maddesine göre gider avansının dava açılırken ödenmesinin zorunlu olduğu, somut olayda 6100 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce davanın açıldığı, duruşmalara başlandığı, dava açılma aşamasının tamamlandığı, aynı yasanın 115/2 madde hükmünün uygulanması halinde tamamlanmış usul işleminin etkileneceği gözetildiğinde 6100 Sayılı HMK.'nun 115/2 madde hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan mahkemece keşif giderleri için verilen süre 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. madde hükmüne de uygun değildir.

Davacı ... yargılama sırasında niza konusu yerlere ait 27.5.1953 tarihli Bostane ... mevkili tapu kayıtları ile Bustan Harman mevkili 1937 tarihli vergi kayıtlarının olduğunu bildirerek, 2 sayfadan oluşan vergi kayıtlarını dosyaya ibraz etmiş (2011/78 sayılı dava dosyasında) mahkemece de tapu kayıtları yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden bilirkişi vasıtasıyla tercüme ettirilerek dosyaya getirtilmiştir. Davalı da yargılama sırasında vergi kaydına tutunmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş davacı Hazinenin bu kayıtlardan hangilerine tutunduğu belirlenerek, dayanılan kayıtların kadastro tespiti sırasında hangi taşınmaz veya taşınmazlara revizyon gördüğü tespit edilmeli, tapu kaydına tutunulduğu taktirde bu kayıt yerel Tapu Sicil Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından tüm geldi ve gittileri ve varsa haritası ile birlikte getirtilmelidir. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma yapılmadığı dikkate alındığında dosyanın keşfe hazır hale geldiğinden söz edilemeyeceğinden 8.2.2012 tarihli ara kararın kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek 3402 Sayılı Yasanın 36. madde hükmü de gözetilerek davacı tarafa keşif ücretini yatırması için yöntemine uygun ve makul süre verilmeli, verilen süre içerisinde yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde davacının iddialarının araştırılması için mahallinde keşif yapılmalı, asıl olan toprağın devlete ait olması kuralı gereği ispat yükünün davalı tarafta olduğu gözardı edilmemeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazinenin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?