‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/6085 K.2012/8896

Esas No: 2012/6085 · Karar No: 2012/8896 · Karar Tarihi: 05.12.2012
Özet: (1) Taraflar arasında 3897 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti ve mülkiyet haklarının belirlenmesi uyuşmazlık konusuydu; (2) Mahkeme, davalı tarafın temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına karar verdi, ancak mevcut kararın infazda kuşku yaratmayacak şekilde yeniden düzenlenmesini talep etti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3897 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tesbiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne, davaya konu edilen 73 m2 yığma tuğlalı ev ile 24 m2 çardağın davacıya aidiyetine karar verilmiş ise de, verilen hüküm yetersiz ve infazda kuşku yaratacak niteliktedir.

HMK.nun 297. maddesi hükmüne göre, hüküm fıkrasında her bir talep hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Mahkemece hüküm yerinde 73 m2 yığma tuğlalı ev ve 24 m2 çardak yazılmış, başkaca ayırıcı özellikleri belirtilmemiş, uzman bilirkişiye kroki düzenlettirilerek muhdesatların yerleri krokide işaretlettirilmemiştir. Dosya içinde onaysız örneği bulunan Çal Sulh Hukuk Mahkemesinin ortaklığın giderilmesine ait 2010/510 Esas sayılı dava dosyasında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 8.4.2011 tarihli raporda taşınmaz üzerinde 73,87 m2 yüzölçümünde başka bir bina olduğu gibi, 3897 parsel sayılı taşınmazın batı tarafındaki binanın kısmen, 23,70 m2 yüzölçümündeki yapının ise tümüyle taşınmazın sınırları dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Hükmün infazı sırasında bu binalardan hangisinin hükme konu edilen ve davacı tarafından imal edilen yer olduğunun, hangisinin ise tespitte belirtilen kerpiç ev olduğunun belirlenmesi mümkün olmayıp, kurulan hüküm bu hali ile infazda kuşku ve tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan usule uygun değildir.

O halde, sağlıklı biçimde ve infazda kuşku yaratmayacak şekilde hüküm kurulabilmesi için öncelikle dava konusu muhdesatların bulunduğu taşınmaz başında fen bilirkişisi refakate alınarak mahallinde keşif yapılmalı, fen bilirkişisine büyük ölçekli harita çizdirildikten sonra, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların ayrı ayrı harita üzerinde harf veya numara ile gösterilmesi sağlanarak karar verilmek suretiyle infazı mümkün biçimde hüküm kurulmalıdır. Açıklanan olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile ve infazda kuşku yaratacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?