Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/554 K.2012/7101
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 93 ada 13 parsel sayılı 179,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... kızı ..., ... oğlu ... ve ... kızı ... adına payları oranında tespit edilmiştir. ...'ın itirazı komisyonca kabul edilerek dava konusu taşınmazın Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1959/18 Esas sayılı elatmanın önlenmesi davasında davalı olduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 1959/18 Esas sayılı dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı ... ise, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tescil davası açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davacı ...'ın davasının reddine karar verilmiş hüküm, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi tarafından tutanağın davalı olduğundan söz edilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1959/18 Esas sayılı dava dosyasının akıbetinin araştırılması gerektiği nedeniyle bozulmuş, bu kez davacı ...'ın davası Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Hazine davacı tarafın taşınmaz üzerinde iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığını öne sürerek davaya katılmıştır. Yargılama sırasında davacı ...'ın vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine, dava konusu 93 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi paylı olarak ..., ... ve ... kızı ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; tapulama tespiti esnasında davacı ...'ın bayii ... tarafından açılan tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.12.1955 tarih 1954/335 Esas-1955/502 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bunun üzerine davacının bayiinin tapulama tespitinden sonra aynı kişi aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı elatmanın önlenmesi davasının 1959/18 Esas numarası ile kaydının yapıldığı, Tapulama Komisyonu'nca açılan bu dava nedeniyle malikhanesinin boş bırakıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı vermesi gerekirken 20.03.1962 tarih ve 1962/110 Karar sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verdiği ancak sözü edilen kararın kesinleşmediği ve dava konusu taşınmaza ait tutanağın malikhanesi sütunun boş kaldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi 1959/18 Esas sayılı dava dosyasının tarafları olan ve aynı zamanda kadastro tespit tutanağı içeriğinde adları geçen ... ve ... ile kadastro tespit tutanağı içeriğinde adı geçen ... kızı ...'nün kimlikleri saptanarak davaya çağrılıp taraf teşkili sağlanmalı, bu kişilerin kimliklerinin tüm araştırmalara rağmen saptanamaması halinde mahkemece adlarına 3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyum Tayin Edilmesine Dair Kanun gereği kayyum tayin edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 93 ada 13 parsel sayılı 179,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... kızı ..., ... oğlu ... ve ... kızı ... adına payları oranında tespit edilmiştir. ...'ın itirazı komisyonca kabul edilerek dava konusu taşınmazın Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1959/18 Esas sayılı elatmanın önlenmesi davasında davalı olduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 1959/18 Esas sayılı dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı ... ise, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tescil davası açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davacı ...'ın davasının reddine karar verilmiş hüküm, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi tarafından tutanağın davalı olduğundan söz edilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1959/18 Esas sayılı dava dosyasının akıbetinin araştırılması gerektiği nedeniyle bozulmuş, bu kez davacı ...'ın davası Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Hazine davacı tarafın taşınmaz üzerinde iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığını öne sürerek davaya katılmıştır. Yargılama sırasında davacı ...'ın vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine, dava konusu 93 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi paylı olarak ..., ... ve ... kızı ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; tapulama tespiti esnasında davacı ...'ın bayii ... tarafından açılan tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.12.1955 tarih 1954/335 Esas-1955/502 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bunun üzerine davacının bayiinin tapulama tespitinden sonra aynı kişi aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı elatmanın önlenmesi davasının 1959/18 Esas numarası ile kaydının yapıldığı, Tapulama Komisyonu'nca açılan bu dava nedeniyle malikhanesinin boş bırakıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı vermesi gerekirken 20.03.1962 tarih ve 1962/110 Karar sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verdiği ancak sözü edilen kararın kesinleşmediği ve dava konusu taşınmaza ait tutanağın malikhanesi sütunun boş kaldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi 1959/18 Esas sayılı dava dosyasının tarafları olan ve aynı zamanda kadastro tespit tutanağı içeriğinde adları geçen ... ve ... ile kadastro tespit tutanağı içeriğinde adı geçen ... kızı ...'nün kimlikleri saptanarak davaya çağrılıp taraf teşkili sağlanmalı, bu kişilerin kimliklerinin tüm araştırmalara rağmen saptanamaması halinde mahkemece adlarına 3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyum Tayin Edilmesine Dair Kanun gereği kayyum tayin edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.