Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/4332 K.2012/5439
Özet: (1) Uyuşmazlık, 102 ada 89 parsel sayılı taşınmazın Hazine’ye ait olup olmadığı ve tapu kaydı kapsamının belirlenmesi konusundaki davacı Hazine’nin iddialarıdır; (2) Mahkeme, taşınmazın Hazine’ye ait olmadığını, tapu kaydının da ilgili taşınmazı kapsamadığını kabul ederek davayı reddetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 89 parsel sayılı 2999,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olmadığı davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, Hazine'nin dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece davacı Hazine'den dava dosyasına konulan Aralık 1962 tarih 337 ve 338 Sayılı tapu kayıtlarına dayanıp dayanmadığı açıkça sorulmamış, bu kayıtların tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte tüm tedavül kayıtları, yörede 1962 senesinde çalışma yaptığı anlaşılan toprak tevzi komisyonu çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgeler değerlendirilmemiş, toprak komisyonu haritası ile kadastro paftası çakıştırılarak dava konusu taşınmaz hakkında toprak komisyonunun ne gibi işlem yaptığı belirlenmemiş, davacı Hazine'nin tapu kaydının haritası var ise zemine uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olup olmadığı konusunda belirtmelik tutanağı ile tespit tutanağı bilirkişilerinden gerekli beyanlar alınmadığı gibi dosya içinde 1962 tarihli mera tahsis kararı bulunduğu ve dava konusu taşınmaza komşu 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinde mera olarak tespit edilmesine rağmen sonrasında malik hanesinin açık bırakıldığı gözetilmeksizin mera tahsis kaydı ve haritası ile eki belgeler getirtilip yöntemine uygun olarak mera araştırması da yapılmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; davacının dayanağı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, yine yörede 1962 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli, akabinde yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacı Hazine'nin tapu kayıtları varsa uygulanmalı, tapu kayıtları taşınmazı kapsamıyorsa dava konusu taşınmaz hakkında toprak komisyonunca ne gibi işlem yapıldığı ve ne olarak bırakıldığı belirlenmeli, dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı, taşınmazın geleneksel mera olup olmadığı araştırılmalı, ayrıca dosya içinde mevcut 1962 tarihli mera tahsis kararı uygulanmalı, mera tahsis kararı uygulanmasında geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitin yapıldığı gün arasında iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçip geçmediği belirlenmeli, teknik bilirkişiye tapu kaydı belirtmelik tutanağı varsa mera tahsis haritası ve dava dosyası kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan veren kroki düzenlettirilmeli, ziraat bilirkişisinden taşınmazın toprak yapısı, eğimi, niteliği, mera vasfında olup olmadığı hususunda gerekçeli rapor alınmalı, kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerler ile mera nitelikli yerlerin zilyetlik ile kazanılamayacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 89 parsel sayılı 2999,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olmadığı davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, Hazine'nin dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece davacı Hazine'den dava dosyasına konulan Aralık 1962 tarih 337 ve 338 Sayılı tapu kayıtlarına dayanıp dayanmadığı açıkça sorulmamış, bu kayıtların tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte tüm tedavül kayıtları, yörede 1962 senesinde çalışma yaptığı anlaşılan toprak tevzi komisyonu çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgeler değerlendirilmemiş, toprak komisyonu haritası ile kadastro paftası çakıştırılarak dava konusu taşınmaz hakkında toprak komisyonunun ne gibi işlem yaptığı belirlenmemiş, davacı Hazine'nin tapu kaydının haritası var ise zemine uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olup olmadığı konusunda belirtmelik tutanağı ile tespit tutanağı bilirkişilerinden gerekli beyanlar alınmadığı gibi dosya içinde 1962 tarihli mera tahsis kararı bulunduğu ve dava konusu taşınmaza komşu 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinde mera olarak tespit edilmesine rağmen sonrasında malik hanesinin açık bırakıldığı gözetilmeksizin mera tahsis kaydı ve haritası ile eki belgeler getirtilip yöntemine uygun olarak mera araştırması da yapılmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; davacının dayanağı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, yine yörede 1962 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli, akabinde yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacı Hazine'nin tapu kayıtları varsa uygulanmalı, tapu kayıtları taşınmazı kapsamıyorsa dava konusu taşınmaz hakkında toprak komisyonunca ne gibi işlem yapıldığı ve ne olarak bırakıldığı belirlenmeli, dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı, taşınmazın geleneksel mera olup olmadığı araştırılmalı, ayrıca dosya içinde mevcut 1962 tarihli mera tahsis kararı uygulanmalı, mera tahsis kararı uygulanmasında geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitin yapıldığı gün arasında iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçip geçmediği belirlenmeli, teknik bilirkişiye tapu kaydı belirtmelik tutanağı varsa mera tahsis haritası ve dava dosyası kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan veren kroki düzenlettirilmeli, ziraat bilirkişisinden taşınmazın toprak yapısı, eğimi, niteliği, mera vasfında olup olmadığı hususunda gerekçeli rapor alınmalı, kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerler ile mera nitelikli yerlerin zilyetlik ile kazanılamayacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.