Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/3860 K.2012/9275
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Mahkeme, davalı vekili tarafından süre içinde başlatılan tespit ve istirdat davasında, abonelikten kaynaklanan menfi tespit talebini ACCEPT etmiştir; karara göre, karar davalı yararına BOZULMAŞTIR ve peşin alınan harç davalıya iade edilmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, abonelikten kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun bir alacaklının kendisinden bir hak veya alacak talep etmesi üzerine ileri sürülen hak veya alacağın doğmadığını ve doğduktan sonra, sona erdiğini tespit ettirmek amacıyla açtığı tespit davasına menfi tespit davası denir. Borçlu, menfi tespit davasında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Ne var ki, sebepsiz olarak borcu kabul edip ödeme yapan borçlunun bu beyanı ve yaptığı ödeme kendisini bağlayıcı olduğundan istirdat davası dinlenemez.
Hal böyle olunca, az yukarıda açıklandığı üzere, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması yerinde görülmemiştir.
Sonuç; yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava, abonelikten kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun bir alacaklının kendisinden bir hak veya alacak talep etmesi üzerine ileri sürülen hak veya alacağın doğmadığını ve doğduktan sonra, sona erdiğini tespit ettirmek amacıyla açtığı tespit davasına menfi tespit davası denir. Borçlu, menfi tespit davasında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Ne var ki, sebepsiz olarak borcu kabul edip ödeme yapan borçlunun bu beyanı ve yaptığı ödeme kendisini bağlayıcı olduğundan istirdat davası dinlenemez.
Hal böyle olunca, az yukarıda açıklandığı üzere, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması yerinde görülmemiştir.
Sonuç; yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.