Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/3323 K.2012/8828
Özet: (1) Taraflar arasında elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan borçlu olup olmadığının tespiti ve kaçak elektrik bedelinin hesaplanması konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, davalı tarafın tüm temyiz itirazlarını reddederek, kararın davacı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın iadesine ve yeniden harç talebinin kabul edilmemesine hükmetmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hükmedilen miktara yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı kararda, ortalama aylık çalışma saatlerinin sanayi abone grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren müşterilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 200 saat, iki vardiya çalışanlar için 400 saat, üç vardiya çalışanlar için 600 saat kabul edileceği, vardiya sayısının tespitinde dağıtım şirketi görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler gözönünde bulundurulacağı, çalışma saatlerinin yukarıda belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatlerin esas alınacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davalı, davacının abone olduğu halde kaçak elektrik kulandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Mahkemece, yönetmelikte belirtilen şekilde vardiya sayısının tespitine yönelik araştırma yapılmadan zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, ortalama aylık çalışma saati üç vardiya çalışanlar için 600 saat kabul edileceği belirtilerek kaçak elektrik bedeli hesaplanmış, alınan rapor mahkemece de benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Dağıtım şirketi görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtlarının, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler gözönünde bulundurularak vardiya sayısının tespiti gerektiği kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usül ve esaslarda açıklanan yönteme göre ve ortalama aylık çalışma saatinin belirlenmesi, daha sonra dosya yeniden bilirkişiye verilerek davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin hesaplanması için ek rapor alınması, bu şekilde toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, davalı taraftan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
1-Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hükmedilen miktara yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı kararda, ortalama aylık çalışma saatlerinin sanayi abone grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren müşterilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 200 saat, iki vardiya çalışanlar için 400 saat, üç vardiya çalışanlar için 600 saat kabul edileceği, vardiya sayısının tespitinde dağıtım şirketi görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler gözönünde bulundurulacağı, çalışma saatlerinin yukarıda belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatlerin esas alınacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davalı, davacının abone olduğu halde kaçak elektrik kulandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Mahkemece, yönetmelikte belirtilen şekilde vardiya sayısının tespitine yönelik araştırma yapılmadan zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, ortalama aylık çalışma saati üç vardiya çalışanlar için 600 saat kabul edileceği belirtilerek kaçak elektrik bedeli hesaplanmış, alınan rapor mahkemece de benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Dağıtım şirketi görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtlarının, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler gözönünde bulundurularak vardiya sayısının tespiti gerektiği kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usül ve esaslarda açıklanan yönteme göre ve ortalama aylık çalışma saatinin belirlenmesi, daha sonra dosya yeniden bilirkişiye verilerek davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin hesaplanması için ek rapor alınması, bu şekilde toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, davalı taraftan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.