‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/2931 K.2012/8634

Esas No: 2012/2931 · Karar No: 2012/8634 · Karar Tarihi: 29.11.2012
Özet: Uyuşmazlık, taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti talebine ilişkin olup, ilgili ortaklığın giderilmesi davasının reddi kararının kesinleşip kesinleşmediği incelenmemiştir. Mahkeme, bu eksikliği göz önünde bulundurarak, davalı tarafların temyiz itirazlarını kabul etti, yeni yargılama yapılmasını ve hükmün bozulmasını kararlaştırdı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava koşulunun araştırılması yönünden toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.

Toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı taşınmaz hakkında Soma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/240 esas sayılı dosyası üzerinden görülen ortaklığın giderilmesi davasının 10.02.2010 tarihinde sonuçlanarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda elde edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında bu tür davalar yönünden eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.

Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın her aşamasında mevcut olması gerekir. Bu cümleden olarak dava koşulu bulunmayan bir davada tarafların kabul beyanları da sonuç doğurmaz.

Somut olayda ortaklığın giderilmesi davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesi halinde, davacı tarafın tespit davası açmakta başlangıçta var olan hukuksal yararının ortadan kalkacağı ve bu durumda davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verileceği gözetildiğinde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için davanın reddi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki bu olgu mahkemece araştırılmamıştır.

Dava koşulu olduğu kuşkusuz olan hukuki yararın, taraflarca öne sürülmese bile mahkemece ve temyiz aşamasında Yargıtay’ca kendiliğinden (resen) dikkate alınabileceği tartışmasızdır.

Hal böyle olunca; taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası sonunda verilen davanın reddine ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak dava şartının varlığı duraksamasız belirlenmesi gerekirken bu olgu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, az yukarıda isimleri geçen davalıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile yeniden yargılama yapılmak ve yeni bir hüküm verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen harcın istek halinde davalı ... ve ...'e iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?