Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/2221 K.2012/6404
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacı tarafın tapuda kayıtlı taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkin bir dava açmasıdır. Mahkeme, davalı tarafın temyiz isteğinin süresinde olduğunu ve davanın hukuki yararının bulunmadığını belirterek, temyiz itirazlarını reddederek kararını onaylamıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Dava, davacı tarafın paydaşı bulunduğu tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. İncelenen dava dosyası kapsamı, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre eldeki davanın açıldığı tarihte tapu kaydı malikleri tarafından açılan (taraflar arasında) derdest ve görülmekte olan ortaklığın giderilmesine ilişkin bir davanın bulunmadığı saptanan bu hukuksal olgu karşısında somut olayda usulün 567. maddesi hükmünde sözü edilen ön mesele sorununun da olmadığı belirlenmiştir. Hukukumuzda aidiyetin tespitine ilişkin davalar kendine özgü (Suigeneris) nitelikte bir dava olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada benimsenen yerleşik görüşe göre eda davasının açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davası açılmasına olanak bulunmamaktadır. Kural olarak hukuki yarar dava koşuludur.
Öte yandan yargılama sırasında dava konusu edilen muhdesatların bulunduğu 1520 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 105 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve beyanlar hanesinde dava konusu edilen muhdesatların davacı ...'a ait olduğuna dair şerhin bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözü geçen şerhin kaldırılmadığı sürece muhdesatların aidiyetinin de istenemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; az yukarıda saptanan hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 26.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi
Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Dava, davacı tarafın paydaşı bulunduğu tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. İncelenen dava dosyası kapsamı, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre eldeki davanın açıldığı tarihte tapu kaydı malikleri tarafından açılan (taraflar arasında) derdest ve görülmekte olan ortaklığın giderilmesine ilişkin bir davanın bulunmadığı saptanan bu hukuksal olgu karşısında somut olayda usulün 567. maddesi hükmünde sözü edilen ön mesele sorununun da olmadığı belirlenmiştir. Hukukumuzda aidiyetin tespitine ilişkin davalar kendine özgü (Suigeneris) nitelikte bir dava olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada benimsenen yerleşik görüşe göre eda davasının açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davası açılmasına olanak bulunmamaktadır. Kural olarak hukuki yarar dava koşuludur.
Öte yandan yargılama sırasında dava konusu edilen muhdesatların bulunduğu 1520 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 105 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve beyanlar hanesinde dava konusu edilen muhdesatların davacı ...'a ait olduğuna dair şerhin bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözü geçen şerhin kaldırılmadığı sürece muhdesatların aidiyetinin de istenemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; az yukarıda saptanan hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 26.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.