Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1396 K.2012/4995
Özet: Uyuşmazlık, miras bırakanın ölüm tarihinin ve mirasçıların kimliğinin belirsizliği nedeniyle mirasçılık belgesinin verilmesini istemesidir. Mahkeme, mevcut delillerle miras bırakanın ölümünü ve mirasçıları doğrulayarak davayı kabul etti; temyiz kararıyla önceki reddi bozup belgenin verilmeye karar verdi.
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ile miras bırakan arasında irs ilişkisi kurulamadığı, miras bırakanın doğum ve ölüm tarihlerinin net olarak belirlenemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç doğru olmadığı gibi yasal düzenlemelere de uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30. maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davacı ..., dedesi ... ...'un babası ...'ten mirasçılık belgesinin verilmesini istemiştir. Mersin İli, ... İlçesi, ... Mahallesi Cilt 3, Hane 20'de nüfusa kayıtlı miras bırakan ... oğlu ...'in 28.08.1932 tarihinde öldüğü, geride çocukları ... ile davacının dedesi ...'u bıraktığı, ... ve ...'un da çocuklarının bulunduğu nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan hukuksal olgular ve mirasçılık belgesinin aksi ispat edilene kadar geçerli belgelerden olduğu, hakları zarar görenler tarafından her zaman iptalinin istenebileceği gözönüne alınarak, mahkemece mevcut delil durumuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ile miras bırakan arasında irs ilişkisi kurulamadığı, miras bırakanın doğum ve ölüm tarihlerinin net olarak belirlenemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç doğru olmadığı gibi yasal düzenlemelere de uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30. maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davacı ..., dedesi ... ...'un babası ...'ten mirasçılık belgesinin verilmesini istemiştir. Mersin İli, ... İlçesi, ... Mahallesi Cilt 3, Hane 20'de nüfusa kayıtlı miras bırakan ... oğlu ...'in 28.08.1932 tarihinde öldüğü, geride çocukları ... ile davacının dedesi ...'u bıraktığı, ... ve ...'un da çocuklarının bulunduğu nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan hukuksal olgular ve mirasçılık belgesinin aksi ispat edilene kadar geçerli belgelerden olduğu, hakları zarar görenler tarafından her zaman iptalinin istenebileceği gözönüne alınarak, mahkemece mevcut delil durumuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.