‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1197 K.2012/9632

Esas No: 2012/1197 · Karar No: 2012/9632 · Karar Tarihi: 20.12.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacı Hazine’nin 55 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki yüzölçümü fazlası nedeniyle, davalı tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının sınır ve miktarının doğru olmadığını iddia etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, 23.6.1997 tarihli bozma ilamını ortadan kaldırıp hükmü onaylayarak, Hazine’nin karar düzeltme talebini reddetti; davalı tarafların karar düzeltme isteğini kabul etti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 23.6.1997 gün ve 1997/3164-1997/3553 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı Hazine, davalı ... ... ve paydaşları ve ... ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece dava konusu 55 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına payları oranında adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazinenin temyizi üzerine, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının doğu sınırı bakımından değişmez sınırlı olarak kabul edilemeyeceği, kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi gerektiği, bu itibarla davalı tarafın dava konusu taşınmazın 183460 m2 yüzölçümündeki bölümünü tapu kaydı ile taşınmazın 100000 m2 yüzölçümündeki bölümünü ise zilyetlikle iktisap edebileceğinin kabulü, bu miktarın fazlası olan bölümününde davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine değinilerek yapılan bozma kararına karşı, davacı Hazine, davalı ... ... ve paydaşları, ... ... ve paydaşları karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, davacı Hazinenin davası kayıt miktar fazlasına yöneliktir. Hal böyle olunca kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu pay tapu kayıtlarının dava konusu 55 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Tespite dayanak yapılan tapu kaydı T. Sani 316 tarih 15 sayılı sicilden gelen K. Sani 327 tarih ve 91 sayılı tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur. Kaydın ilk oluştuğu günde Medeni Kanun yürürlükte bulunmamaktadır. Hal böyle olunca paydaşlar arasında, müşterek mülkiyet hükümlerinin varlığı tartışmasızdır. Koşullarının varlığı halinde, her bir paydaşın ayrı ayrı tapu kaydı miktar fazlasından oluşan bölüm üzerinde davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz malı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinmeleri olanaklıdır. Tapu kaydının oluştuğu günden kadastro tespit gününe kadar taşınmaz üzerinde 20 yılı aşkın süre ile adlarına tescile karar verilen zilyetleri davalılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.

Bu nedenler ve hüküm yerinde gösterilen diğer gerekçelere göre verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... ... ve paydaşları, ... ... ve paydaşlarının karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemizin yanılgıya dayalı 23.6.1997 gün ve 1997/3164-1997/3553 E.K. sayılı bozma ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA ve hükmün ONANMASINA, hüküm onandığından davacı Hazine'nin karar düzeltme talebinin reddine, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?