Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/106 K.2012/1996
Özet: Uyuşmazlık, davacıların miras yoluyla elde ettikleri taşınmazların tespit edilip tapuya tescil edilmesi talebine ilişkin olarak, ilgili parsellerin ortak miras bırakanın terekesine dahil olup olmadığı ve paylaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği konusundaki belirsizlikten kaynaklanmaktadır. Mahkeme, davacıların davasını reddederek taşınmazların tapuya tesciline karar vermiş ve temyiz başvurusu kabul edilmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 15, aynı ada 20 ve 32, 102 ada 17, 20, 31, 107 ada 6, 112 ada 27, 28, 116 ada 5, 6, 7, 120 ada 5, 8, 9, 11 ve 15 parsel sayılı sırası ile 5312,48 m2, 5146,50 m2, 4114,50 m2, 643,60 m2, 5844,82 m2, 9624 m2, 4995,50 m2, 8628 m2, 7459,50 m2, 6472,50 m2, 9680 m2, 10862,50 m2, 94,34 m2, 63 m2, 113,38 m2, 171,78 m2, 134,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına, 101 ada 28, 102 ada 14, 103 ada 2 ve 115 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 6620,44 m2, 4982 m2, 881,80 m2 ve 6055,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 102 ada 24, 25, 112 ada 30, 31, 115 ada 7 parsel sayılı sırası ile 11260,32 m2, 2353 m2, 3573 m2, 2620,50 m2 ve 4471,89 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... mirasçıları adına, 103 ada 1, 4, 7, 104 ada 1, 110 ada 3, 112 ada 16, 17, 115 ada 5, 9, 10 parsel sayılı sırası ile 257,90 m2, 701,84 m2, 70,25 m2, 30,51 m2, 119,07 m2, 5975,50 m2, 4238,50 m2, 22018,74 m2, 7551,96 m2 ve 6137,25 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ve paydaşları adına, 104 ada 4 parsel sayılı 179,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1/2 payı davacıların miras bırakanı ..., 1/2 payı dava dışı ... adına, 111 ada 1 parsel sayılı 27,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise eşit paylarla dava dışı ... ... ile ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacıların davasının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanları ...'a ait iken ölümü ile paylaşıldığı ve davalıların payına düştüğü gerekçe gösterilerek karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu edilen taşınmazların hangi parseller olduğu duraksamasız belirlenmediği gibi, dava konusu olduğu belirlenen taşınmazların ortak miras bırakan ... terekesine dahil olup olmadığı, terekeye dahil ise miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı dahi belirlenmemiştir.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28/2 maddesi hükmüne göre, davacı tarafa dava konusu edilen taşınmazları bildirmeleri için ihtarlı davetiye tebliğ edilmeli, dava konusu taşınmazlar bu şekilde belirlendikten sonra, taşınmazların ortak miras bırakan ...'dan mı kaldığı, yoksa davalılar tarafından üçüncü kişilerden mi satın alındığı duraksamasız belirlenmeli, taşınmazların ortak miras bırakan ...'dan kaldığının belirlenmesi halinde, ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, 104 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında tespit maliki ...'a yöntemine uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözönüne alınarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekiren işin esasına girilerek esastan reddine karar verilmesi dahi isabetsiz, davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların ilgililerine iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 15, aynı ada 20 ve 32, 102 ada 17, 20, 31, 107 ada 6, 112 ada 27, 28, 116 ada 5, 6, 7, 120 ada 5, 8, 9, 11 ve 15 parsel sayılı sırası ile 5312,48 m2, 5146,50 m2, 4114,50 m2, 643,60 m2, 5844,82 m2, 9624 m2, 4995,50 m2, 8628 m2, 7459,50 m2, 6472,50 m2, 9680 m2, 10862,50 m2, 94,34 m2, 63 m2, 113,38 m2, 171,78 m2, 134,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına, 101 ada 28, 102 ada 14, 103 ada 2 ve 115 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 6620,44 m2, 4982 m2, 881,80 m2 ve 6055,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 102 ada 24, 25, 112 ada 30, 31, 115 ada 7 parsel sayılı sırası ile 11260,32 m2, 2353 m2, 3573 m2, 2620,50 m2 ve 4471,89 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... mirasçıları adına, 103 ada 1, 4, 7, 104 ada 1, 110 ada 3, 112 ada 16, 17, 115 ada 5, 9, 10 parsel sayılı sırası ile 257,90 m2, 701,84 m2, 70,25 m2, 30,51 m2, 119,07 m2, 5975,50 m2, 4238,50 m2, 22018,74 m2, 7551,96 m2 ve 6137,25 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ve paydaşları adına, 104 ada 4 parsel sayılı 179,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1/2 payı davacıların miras bırakanı ..., 1/2 payı dava dışı ... adına, 111 ada 1 parsel sayılı 27,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise eşit paylarla dava dışı ... ... ile ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacıların davasının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanları ...'a ait iken ölümü ile paylaşıldığı ve davalıların payına düştüğü gerekçe gösterilerek karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu edilen taşınmazların hangi parseller olduğu duraksamasız belirlenmediği gibi, dava konusu olduğu belirlenen taşınmazların ortak miras bırakan ... terekesine dahil olup olmadığı, terekeye dahil ise miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı dahi belirlenmemiştir.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28/2 maddesi hükmüne göre, davacı tarafa dava konusu edilen taşınmazları bildirmeleri için ihtarlı davetiye tebliğ edilmeli, dava konusu taşınmazlar bu şekilde belirlendikten sonra, taşınmazların ortak miras bırakan ...'dan mı kaldığı, yoksa davalılar tarafından üçüncü kişilerden mi satın alındığı duraksamasız belirlenmeli, taşınmazların ortak miras bırakan ...'dan kaldığının belirlenmesi halinde, ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, 104 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında tespit maliki ...'a yöntemine uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözönüne alınarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekiren işin esasına girilerek esastan reddine karar verilmesi dahi isabetsiz, davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların ilgililerine iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.