Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/882 K.2011/7655
Özet: (1) Taraflar arasında 182 ada 1 parsel sayılı 83915,28 m²'lik taşınmazın tescili ve malik hanesi konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, davacıların talebini reddederek, diğer davacılarının davasını kabul ederek taşınmazı onların adına tapuya tescil etti ancak bu karar Hazine tarafından temyiz edildi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 182 ada 1 parsel sayılı 83915,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı Hazine ve Uzunlar Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacılar ... ve ... ... tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı ...'ın davasının reddine, davacılar ... ve ... ...'ın davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın davacılar ... ve ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ... ... ve ..., 15.3.1960 tarih 2 sayılı tescil yolu ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açtığı halde mahkemece davacı tarafın dayanağı tapu kaydının oluşumuna Hani Sulh Hukuk Mahkemesinin tescil ilamı ve eki krokisi istenmediği gibi dayanılan tapu kaydının haritası 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun olarak yerine uygulanmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulamaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının tescil ilamı ile oluştuğu dikkate alınarak ilgili mahkeme dosyasının, varsa haritasının getirtilerek kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek haritalar çakıştırılmalı, özellikle tapu kaydının dayanağını oluşturan mahkeme ilamı getirtilip incelenmeli, tescil ilamında Hazine'nin taraf olduğu saptandığı takdirde Hazine'yi bağlayacağı düşünülmeli, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmaz kaydının kapsamı dışında kalan bölümleri üzerinde zilyetlik araştırması yapılmalı, 16.11.2009 tarihinde taşınmaz başında yapılan keşifteki yerel bilirkişi ve tutanak tanıkları ile taraf tanıkları arasındaki çelişkiler dikkate alınarak yapılacak keşifte oluşması muhtemel beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, özellikle zilyetliğin başlangıcı, intikali ve sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 182 ada 1 parsel sayılı 83915,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı Hazine ve Uzunlar Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacılar ... ve ... ... tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı ...'ın davasının reddine, davacılar ... ve ... ...'ın davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın davacılar ... ve ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ... ... ve ..., 15.3.1960 tarih 2 sayılı tescil yolu ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açtığı halde mahkemece davacı tarafın dayanağı tapu kaydının oluşumuna Hani Sulh Hukuk Mahkemesinin tescil ilamı ve eki krokisi istenmediği gibi dayanılan tapu kaydının haritası 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun olarak yerine uygulanmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulamaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının tescil ilamı ile oluştuğu dikkate alınarak ilgili mahkeme dosyasının, varsa haritasının getirtilerek kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek haritalar çakıştırılmalı, özellikle tapu kaydının dayanağını oluşturan mahkeme ilamı getirtilip incelenmeli, tescil ilamında Hazine'nin taraf olduğu saptandığı takdirde Hazine'yi bağlayacağı düşünülmeli, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmaz kaydının kapsamı dışında kalan bölümleri üzerinde zilyetlik araştırması yapılmalı, 16.11.2009 tarihinde taşınmaz başında yapılan keşifteki yerel bilirkişi ve tutanak tanıkları ile taraf tanıkları arasındaki çelişkiler dikkate alınarak yapılacak keşifte oluşması muhtemel beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, özellikle zilyetliğin başlangıcı, intikali ve sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.