Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/7515 K.2012/5230
Özet: (1) Taraflar arasında, 129 ada 58 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescili ve davacı ...’nın bu taşınmazı kullanarak hak sahibi olma iddiası uyuşmazlık konusudur; (2) Mahkeme, davanın kabulüne karar vererek taşınmazın tapuya davacı … adına tescilini onaylamış, Hazine’nin temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmü düzeltilerek onamlanmıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 58 parsel sayılı 805,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... 3367 Sayılı Yasa'ya göre oluşan hak sahipliğine, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 46/2. maddesinde Hazine adına tescil edilmiş taşınmaz mallardan iskan suretiyle veya toprak tevzii suretiyle verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmaksızın, hak sahipleri adına tespit ve tescil olunacağı belirtilmiştir. Dava konusu 129 ada 58 parsel sayılı taşınmazın Hazine'ye ait 18.04.1978 tarih 121 sayılı tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı, ancak tapu kaydının oluşturulduğu günden sonra 19.01.1988 tarihli valilik oluru ile taşınmazın iskan suretiyle dağıtıma tabi tutulduğu, taşınmazın dağıtım tarihinden itibaren davacı ...'nün kullanımında bulunduğu, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken idari işlem yolu ile oluşan kadastro tutanaklarının iptaline karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanını tekrarını gerektirmediğinden, hükmün 1-A bölümünün 2. satırında yazılı bulunan “tutanaklarının” sözünün hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “tespitinin” sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 03.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 58 parsel sayılı 805,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... 3367 Sayılı Yasa'ya göre oluşan hak sahipliğine, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 46/2. maddesinde Hazine adına tescil edilmiş taşınmaz mallardan iskan suretiyle veya toprak tevzii suretiyle verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmaksızın, hak sahipleri adına tespit ve tescil olunacağı belirtilmiştir. Dava konusu 129 ada 58 parsel sayılı taşınmazın Hazine'ye ait 18.04.1978 tarih 121 sayılı tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı, ancak tapu kaydının oluşturulduğu günden sonra 19.01.1988 tarihli valilik oluru ile taşınmazın iskan suretiyle dağıtıma tabi tutulduğu, taşınmazın dağıtım tarihinden itibaren davacı ...'nün kullanımında bulunduğu, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken idari işlem yolu ile oluşan kadastro tutanaklarının iptaline karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanını tekrarını gerektirmediğinden, hükmün 1-A bölümünün 2. satırında yazılı bulunan “tutanaklarının” sözünün hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “tespitinin” sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 03.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.