Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/7108 K.2012/3821
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 168 ada 68 parsel sayılı 7.641,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine ayrı tapu kaydına dayanarak ve dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine'nin tutunduğu 17.10.1963 tarih 135 ve davalı tarafın tutunduğu 7.3.1951 tarih 2 sayılı tapu kayıtlarının uygulaması her ne kadar yetersiz ise de, bir an için davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının dava konusu 168 ada 68 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı kabul edilse dahi, davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar zilyet davalı ... ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46/1. maddeleri hükümlerine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olmadığı gibi, kamu malı niteliğinde mera da olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 28.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 168 ada 68 parsel sayılı 7.641,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine ayrı tapu kaydına dayanarak ve dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine'nin tutunduğu 17.10.1963 tarih 135 ve davalı tarafın tutunduğu 7.3.1951 tarih 2 sayılı tapu kayıtlarının uygulaması her ne kadar yetersiz ise de, bir an için davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının dava konusu 168 ada 68 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı kabul edilse dahi, davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar zilyet davalı ... ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46/1. maddeleri hükümlerine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olmadığı gibi, kamu malı niteliğinde mera da olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 28.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.