Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/6777 K.2012/4978
Özet: (1) Uyuşmazlık, 200 ada 28 parsel sayılı taşınmazda davacıların miras yoluyla gelen hakları ve su kaynağı üzerindeki irtifak hakkı talepleriyle ilgiliydi; (2) Mahkeme, taşınmazın devlet mülkiyeti altında olduğunu, katılan davacıların su kaynakına ilişkin irtifak hakkı kuramayacağını ve su havuzunun da katılımcılar tarafından yapılmadığını belirterek davaları reddetti ve tapu tesciline karar verdi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 200 ada 28 parsel sayılı 2235,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu bölümdeki su kaynağı üzerinde kendi taşınmazları lehine irtifak hakkı kurulması ve bu bölüm üzerinde bulunan su havuzunun kendileri tarafından yaptırıldığının kütüğün beyanlar hanesine şerh edilmesi gerektiğini ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece özetle ” Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen derdest dava ile eldeki davanın birleştirilmesi” gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ve katılan davacıların davalarının reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, katılan davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 200 ada 28 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ...'ın tespit tarihine kadar 3402 sayılı kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı, genel su niteliğindeki kaynak üzerinde herkesin yararlanma hakkı bulunup bu hali ile münferiden katılan davacılar yararına irtifak hakkı kurulamayacağı, ayrıca taşınmazın bir bölümü üzerinde bulunan su havuzunun ise müstakilen katılan davacılar tarafından yapılmayıp dava dışı kişilerinde bulunduğu bir kısım halk tarafından yapıldığı, katılan davacıların su havuzunun sadece kendileri tarafından meydana getirildiği iddiasını ispat edemedikleri mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından katılan davacılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın katılan davacılar ... ve arkadaşlarından alınmasına, 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 200 ada 28 parsel sayılı 2235,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu bölümdeki su kaynağı üzerinde kendi taşınmazları lehine irtifak hakkı kurulması ve bu bölüm üzerinde bulunan su havuzunun kendileri tarafından yaptırıldığının kütüğün beyanlar hanesine şerh edilmesi gerektiğini ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece özetle ” Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen derdest dava ile eldeki davanın birleştirilmesi” gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ve katılan davacıların davalarının reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, katılan davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 200 ada 28 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ...'ın tespit tarihine kadar 3402 sayılı kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı, genel su niteliğindeki kaynak üzerinde herkesin yararlanma hakkı bulunup bu hali ile münferiden katılan davacılar yararına irtifak hakkı kurulamayacağı, ayrıca taşınmazın bir bölümü üzerinde bulunan su havuzunun ise müstakilen katılan davacılar tarafından yapılmayıp dava dışı kişilerinde bulunduğu bir kısım halk tarafından yapıldığı, katılan davacıların su havuzunun sadece kendileri tarafından meydana getirildiği iddiasını ispat edemedikleri mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından katılan davacılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın katılan davacılar ... ve arkadaşlarından alınmasına, 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.