Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/646 K.2011/6560
Özet: Uyuşmazlık, 146 ada 16 ve 370 ada 4‑13 parsel sayılı taşınmazların yaylak olup olmadığı ve zilyetlik haklarının geçerliliği üzerine davacı ile Hazine arasında açılan dava; Mahkeme, bu taşınmazları kamu malı niteliğinde yaylak olarak kabul etti, davacının davasını reddetti, yaylak niteliğini özel sicile yazdı ve temyiz itirazlarını usul ve yasaya uygun şekilde karara bağladı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 146 ada 16, 370 ada 4, 5, 6, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı sırasıyla 836,36 m2, 443,89 m2, 856,30 m2, 384,15 m2, 317,92 m2, 292,88 m2, 328,56 m2 ve 831,54 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı ... ve arkadaşlarının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, ancak zilyetliklerinin 20 yıla ulaşmadığı gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, dava konusu 370 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kerpiç evin dava dışı ... ...’e ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı ..., ... Köyü sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmazların köylerinin yaylası olduğunu öne sürerek, davacı ... ise miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı ... davasından feragat etmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... Kişiliğinin davasının kabulüne, davacı ...’in davasının ise reddine, dava konusu taşınmazların yaylak niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 146 ada 16, 370 ada 4, 5, 6, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde yaylak olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak bu tür taşınmazlar süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı gibi taşınmaz üzerinde muhtesat bulunduğu takdirde, bu muhtesat da tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilemez. 442 Sayılı Köy Kanununun 8. maddesi hükmüne göre bu yerler Devlet malı gibi korunacağından davacı ... Kişiliğinin Kaymakamlıktan izin almadıkça davadan feragat yetkisi de bulunmamaktadır. Mahkemece bu feragata değer verilmeyerek, işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ve davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacı ...’den alınmasına, 31.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 146 ada 16, 370 ada 4, 5, 6, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı sırasıyla 836,36 m2, 443,89 m2, 856,30 m2, 384,15 m2, 317,92 m2, 292,88 m2, 328,56 m2 ve 831,54 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı ... ve arkadaşlarının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, ancak zilyetliklerinin 20 yıla ulaşmadığı gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, dava konusu 370 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kerpiç evin dava dışı ... ...’e ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı ..., ... Köyü sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmazların köylerinin yaylası olduğunu öne sürerek, davacı ... ise miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı ... davasından feragat etmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... Kişiliğinin davasının kabulüne, davacı ...’in davasının ise reddine, dava konusu taşınmazların yaylak niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 146 ada 16, 370 ada 4, 5, 6, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde yaylak olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak bu tür taşınmazlar süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı gibi taşınmaz üzerinde muhtesat bulunduğu takdirde, bu muhtesat da tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilemez. 442 Sayılı Köy Kanununun 8. maddesi hükmüne göre bu yerler Devlet malı gibi korunacağından davacı ... Kişiliğinin Kaymakamlıktan izin almadıkça davadan feragat yetkisi de bulunmamaktadır. Mahkemece bu feragata değer verilmeyerek, işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ve davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacı ...’den alınmasına, 31.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.