Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/5407 K.2011/6914
Özet: Uyuşmazlık, mirasçılık belgesi ve mirastan feragat sözleşmesinin iptali taleplerini içeren birleşik bir davaydı; mahkeme, bu talepleri Asliye Hukuk Mahkemesi yerine Sulh Hukuk Mahkemesine yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, görevsizlik kararı vererek kararın bozulmasına karar verdi. Mahkemenin sonucu, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı değerlendirilip, yalnızca birleşen dava için görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönünde hükmün iptal edilmesiydi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Asıl dava mirasçılık belgesinin, birleşen dava ise mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece birleştirilen davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle her iki dava yönünden de dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm usul kurallarına uygun düşmemiştir.
Mahkemece birleşen dosyadaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemiyle açılan dava yönünden görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 8. maddesinin 6. bendinde mirascılık belgesi verilmesi hakkındaki isteklerle, bu belgenin değiştirilmesi veya iptali davalarına bakma görevi münhasıran Sulh Hukuk Mahkemelerine verilmiştir. Bu tür davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesinin yasal olarak mümkün olmadığı kuşkusuzdur. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece mirasçılık belgesinin iptali istemiyle açılan asıl davanın münhasıran kendi görevine girdiği gözetilerek asıl dava yönünden davanın esasına girilmesi, birleşen davanın asıl davadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesi ve sadece birleşen dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davalar ayrılmadan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi mümkün olmayan asıl davadaki istek yönünden de görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 17.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Asıl dava mirasçılık belgesinin, birleşen dava ise mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece birleştirilen davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle her iki dava yönünden de dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm usul kurallarına uygun düşmemiştir.
Mahkemece birleşen dosyadaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemiyle açılan dava yönünden görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 8. maddesinin 6. bendinde mirascılık belgesi verilmesi hakkındaki isteklerle, bu belgenin değiştirilmesi veya iptali davalarına bakma görevi münhasıran Sulh Hukuk Mahkemelerine verilmiştir. Bu tür davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesinin yasal olarak mümkün olmadığı kuşkusuzdur. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece mirasçılık belgesinin iptali istemiyle açılan asıl davanın münhasıran kendi görevine girdiği gözetilerek asıl dava yönünden davanın esasına girilmesi, birleşen davanın asıl davadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesi ve sadece birleşen dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davalar ayrılmadan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi mümkün olmayan asıl davadaki istek yönünden de görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 17.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.