Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/49 K.2011/6631
Özet: Uyuşmazlık, davacı ...’nin 110 ada 35 parsel sayılı taşınmazı için tapu kaydının geçerliliği ve tescil edilip edilmeyeceği konusundaki ihtilaftır; mahkeme, taşınmazın davacının tutunduğu tapu kaydında yer almadığını, zilyetlik süresinin dolduğunu ve tespit gibi tescilin yapılmaması gerektiğini belirleyerek kararını onaylamıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 110 ada 35 parsel sayılı 630.35 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 110 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'in tutunduğu 1395 tarih 2 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Söz konusu tapu kaydının taşınmazı kapsadığı bir an için kabul edilse dahi, tapunun davacının miras bırakanı ... ... adına kayıtlı olduğu, kayıt malikinin 1986 yılında öldüğü, tespit tarihine kadar intikal görmediği, davacı ya da diğer ... ... mirasçılarının taşınmazda herhangi bir zilyetliklerinin bulunmadığı gibi uzun yıllardır davalıların zilyetliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tapu malikinin ölümü, tapu kaydının tedavül görmemesi ve davalıların tespit tarihine kadar 20 yılı geçen zilyetlik süresi gözetildiğinde, davacının tutunduğu miras bırakanı ... ...'e ait tapu kaydının, 3402 Sayılı Kanununun 13/B-c madde hükmü gereğince hukuki değerini yitirdiğinin kabulü zorunludur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece dava konusu olmayan 110 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin kadastro işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinin 2. paragrafında yazılı bulunan “..110 ada 37..” sözlerinin çıkarılmasına, hüküm yerine 5 nolu bent olarak “dava konusu olmayan 110 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin kadastro işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 03.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 110 ada 35 parsel sayılı 630.35 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 110 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'in tutunduğu 1395 tarih 2 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Söz konusu tapu kaydının taşınmazı kapsadığı bir an için kabul edilse dahi, tapunun davacının miras bırakanı ... ... adına kayıtlı olduğu, kayıt malikinin 1986 yılında öldüğü, tespit tarihine kadar intikal görmediği, davacı ya da diğer ... ... mirasçılarının taşınmazda herhangi bir zilyetliklerinin bulunmadığı gibi uzun yıllardır davalıların zilyetliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tapu malikinin ölümü, tapu kaydının tedavül görmemesi ve davalıların tespit tarihine kadar 20 yılı geçen zilyetlik süresi gözetildiğinde, davacının tutunduğu miras bırakanı ... ...'e ait tapu kaydının, 3402 Sayılı Kanununun 13/B-c madde hükmü gereğince hukuki değerini yitirdiğinin kabulü zorunludur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece dava konusu olmayan 110 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin kadastro işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinin 2. paragrafında yazılı bulunan “..110 ada 37..” sözlerinin çıkarılmasına, hüküm yerine 5 nolu bent olarak “dava konusu olmayan 110 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin kadastro işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 03.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.