Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/3585 K.2011/7199
Özet: (1) Taraflar arasında taşınmaz üzerindeki muhasebatın aidiyetinin tespiti için açılan dava, keşif giderlerinin ödenmemesi ve taraf koşulunun oluşmaması nedeniyle eksik kanıtlanmış bir iddia içeriyordu; (2) Yargıtay, davanın esasına girilemediğini, usule aykırı ara kararın geçersiz olduğunu belirterek mahkemenin reddine kararını bozdu ve peşin ödenen harcın iadesini emrederek yeni bir keşif kararı verilmesini istedi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece kesin mehile rağmen keşif gideri yatırılmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de kesin mehil koşulları yönünden varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; bir davada davanın esasına girilebilmesi için diğer koşulların yanında öncelikle taraf koşulunun sağlanmış olması gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
Somut olaya gelince, mahkemece yapılması kararlaştırılan keşif gününden önce bir kısım davalılara henüz dava dilekçelerinin tebliğ edilmediği, açık anlatımla keşif kararının verildiği tarih itibariyle davada taraf koşulunun henüz oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde davanın esasına girilerek keşif kararı verilemez. Kaldı ki keşif ara kararında davetiye ile çağrılmaları zorunlu olan tanıkların davetiye giderleri ve tanıklık ücreti hususunda bir karar da verilmemiştir. Usule aykırı olarak verilen böyle bir ara kararıyla verilen sürenin kesin olduğundan söz edilemez ve kesin mehil müeyyideleri uygulanarak davanın reddine karar verilemez.
Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle davada taraf koşulu sağlanmalı, daha sonra dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli ve verilecek keşif ara kararı da usule uygun oluşturulmalıdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece kesin mehile rağmen keşif gideri yatırılmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de kesin mehil koşulları yönünden varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; bir davada davanın esasına girilebilmesi için diğer koşulların yanında öncelikle taraf koşulunun sağlanmış olması gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
Somut olaya gelince, mahkemece yapılması kararlaştırılan keşif gününden önce bir kısım davalılara henüz dava dilekçelerinin tebliğ edilmediği, açık anlatımla keşif kararının verildiği tarih itibariyle davada taraf koşulunun henüz oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde davanın esasına girilerek keşif kararı verilemez. Kaldı ki keşif ara kararında davetiye ile çağrılmaları zorunlu olan tanıkların davetiye giderleri ve tanıklık ücreti hususunda bir karar da verilmemiştir. Usule aykırı olarak verilen böyle bir ara kararıyla verilen sürenin kesin olduğundan söz edilemez ve kesin mehil müeyyideleri uygulanarak davanın reddine karar verilemez.
Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle davada taraf koşulu sağlanmalı, daha sonra dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli ve verilecek keşif ara kararı da usule uygun oluşturulmalıdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.