Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/154 K.2011/6617
Özet: (1) Dava, 135 ada 41 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ve tapu tescili konusundaki hakların çatışmasına ilişkin olarak davacı ... ile Hazine arasında açılmıştır. (2) Mahkeme, taşınmazın Hazine adına tespit edilip tapuya tescilini onaylayarak davacının talebini kabul etmiş ve Hazine'nin temyiz itirazlarını reddetmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 41 parsel sayılı 337,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan ve tutanağın beyanlar hanesinde ...'in işgalinde olduğu belirtilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 135 ada 41 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalı ... Kişiliğini de hasım göstererek dava açmıştır. ... tespit maliki olmadığı gibi, tespit maliki olan Hazine ile arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Kadastro davalarının tespit maliklerine karşı açılabileceği gözönüne alındığında ... Köyü Tüzel Kişiliği'ne yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalı Köy Tüzel Kişiliği yönünden kesin hüküm oluşturacak biçimde yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1. bendinin başına "Davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Hazine aleyhine..." sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 03.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 41 parsel sayılı 337,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan ve tutanağın beyanlar hanesinde ...'in işgalinde olduğu belirtilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 135 ada 41 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalı ... Kişiliğini de hasım göstererek dava açmıştır. ... tespit maliki olmadığı gibi, tespit maliki olan Hazine ile arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Kadastro davalarının tespit maliklerine karşı açılabileceği gözönüne alındığında ... Köyü Tüzel Kişiliği'ne yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalı Köy Tüzel Kişiliği yönünden kesin hüküm oluşturacak biçimde yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1. bendinin başına "Davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Hazine aleyhine..." sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 03.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.