Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/4530 K.2011/2607
Özet: Uyuşmazlık, davacının İSKİ Genel Müdürlüğü’nden haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup, mahkeme bu talebi reddederek karar vermiştir. Mahkeme, temyiz itirazlarını da reddetmiş ve kararın davacı yararına bozulmasını, harcın iadesini ve ilgili tarafların haklarını belirlemiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dâhil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-3095 sayılı Yasa’nın 2/3 üncü maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Bu durumda mahkemece davacının talebi gibi avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yararına, (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacı ve davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’ne iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dâhil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-3095 sayılı Yasa’nın 2/3 üncü maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Bu durumda mahkemece davacının talebi gibi avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yararına, (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacı ve davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’ne iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.