Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2026/1069 K.2026/7006
Özet: Uyuşmazlık, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında sanık ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında doğan eylem ile ilgili olup, eylemin sonucunda uyuşturucu kaçaklığı ele geçirilen eşyanın iadesi ve hapis cezası kararıdır. Mahkeme, sanığın temyiz hakkının bulunduğunu kabul etmiştir ve kararın bozulmasına karar vererek hapis cezasını ve eşyanın iadesini öngörmüştür.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2025/325 E., 2025/475 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
2-Gerekçeli kararın kabul ve gerekçe kısmında 08.09.2013 tarihli eyleme ilişkin değerlendirme yapıldığı halde, gerekçeli kararın iddia kısmında Dairemizin 13.03.2025 tarihli ilamı ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen 26.02.2013 tarihli eyleme ilişkin iddianamenin yazılması,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre..." seçenek yaptırımlara çevrilebileceği şeklindeki düzenleme uyarınca, kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında seçenek yaptırıma çevirme hususunda yasal engel bulunmadığı gözetilerek, savunmasında lehe hükümler uygulanması talebi bulunan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin hükümde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2025/325 E., 2025/475 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
2-Gerekçeli kararın kabul ve gerekçe kısmında 08.09.2013 tarihli eyleme ilişkin değerlendirme yapıldığı halde, gerekçeli kararın iddia kısmında Dairemizin 13.03.2025 tarihli ilamı ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen 26.02.2013 tarihli eyleme ilişkin iddianamenin yazılması,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre..." seçenek yaptırımlara çevrilebileceği şeklindeki düzenleme uyarınca, kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında seçenek yaptırıma çevirme hususunda yasal engel bulunmadığı gözetilerek, savunmasında lehe hükümler uygulanması talebi bulunan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin hükümde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.