‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2026/1014 K.2026/6876

Esas No: 2026/1014 · Karar No: 2026/6876 · Karar Tarihi: 10.06.2026
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, kaçakçılıkla mücadele kanunu ve askerî yasak bölgelere girme suçlarına ilişkin sanıkların mahkumiyet ve beraat kararlarının temyiz yetkisi ve prosedürüydü. (2) Mahkeme, sanıkların temyiz yetkisini ve kararların geçerliliğini değerlendirip, ilgili koşulları sağlayan temyiz başvurularını kabul ederek kararlarını bozdu ve bazı hükümlerin geçerliğini doğruladı.
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR

TARİHİ: 13.04.2016

SAYISI: 2013/988 E., 2016/335 K.

SUÇLAR: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Askeri Yasak Bölgelere Girme
HÜKÜMLER: Sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi, ek karar ile askeri yasak bölgelere girme suçundan sanıklar ... ile ... hakkında ayrı ayrı beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama

I. ... İdaresi Vekilinin, Askeri Yasak Bölgelere Girme Suçundan Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Beraat Hükümleri ile Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemine Yönelik Yapılan İncelemede;
Atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresi'nin kamu davasına katılmasına karar verilmesi hükmü temyize yetki vermeyeceğinden, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8.

maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Askeri Yasak Bölgelere Girme Suçundan Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olay tutanağı ve savunmaya göre, sanığın yargılama konusu eylemi için, cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi ile aynı Kanun'un 67/2. maddesinin (d) bendi gereği zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Açıklanan nedenle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, 5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67/2. maddesinin (d) bendi gereği temyiz inceleme tarihinde olağan zamanaşımının süresinin dolduğu anlaşılmakla, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

III.5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçundan Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/ 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23.

maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2

oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

2. Mahkemece, sanıkların birlikte hareket ederek fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu kaçak eşyaları ... kapıları dışından ülkeye sokmak suretiyle atılı suçu işledikleri gözetilmeksizin, 5607 sayılı Kanun’un 4/2. maddesinin uygulanmaması,

3. Sanıklar hakkında tayin olunan temel cezada artırım yapılması sırasında uygulama maddesi olarak 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin son cümlesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

4. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 Tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin buna göre değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

5. Suça konu kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi, suçta kullanılan nakil aracının ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi ile sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıkların cezada kazanılmış haklarının 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?