Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2956 K.2026/6746
Özet: (1) Sanık, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan, kaçak eşyanın müsaderesi ve hak yoksunluğu hükümleriyle birlikte uzun süreli hapis cezası ertelenerek hüküm giymişti; temyiz sürecinde, kararın bazı hak yoksunluğu ve eşya müsaderesi bendlerinin kanuna aykırı olduğu tespit edilerek bu maddeler düzeltilmek istenildi. (2) Mahkeme, temyiz istemlerini yerinde görerek, hatalı bendleri çıkarıp yerine kanuna uygun hükümler ekleyerek kararın düzeltilmesine ve onanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/379 E. 2022/875 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; bozma sonrası Mahkemece 09.06.2022 duruşmada etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, duruşmada kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1. Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-2-3 fıkralarında sayılan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Suç konusu kaçakeşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi, hükmün eşya müsaderesine ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Suç konusu kaçakeşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine," ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.
SAYISI: 2020/379 E. 2022/875 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; bozma sonrası Mahkemece 09.06.2022 duruşmada etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, duruşmada kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1. Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-2-3 fıkralarında sayılan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Suç konusu kaçakeşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi, hükmün eşya müsaderesine ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Suç konusu kaçakeşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine," ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.