Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/9792 K.2023/307
Özet: Uyuşmazlık, 16.06.2014 tarihli iki olayda kaçak sigara eylemleriyle ilgili sanıkların beraat veya hükümlülük kararlarının temyizini ve kaçak eşyaların müsaderesine, tasfiye kararının uygulanmasını içeriyor. Asliye Ceza Mahkemesi, temyizlerini kabul edip beraat kararlarını bozup, kaçak eşyaların müsaderesine ilişkin yazılı kararları yeniden düzenleyerek, ilgili sanıkların cezalarını hükümlü kıldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: 16.06.2014 tarihli olayla ilgili sanıklar ... ve ... hakkında beraat, 01.07.2014 tarihli olayla ilgili sanıklar ... ve ... hakkında hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine ve tasfiyesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ...'nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Kararın sanığa 08.10.2015 tarihinde tefhim edildiği, sanığın hükmü CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 16.10.2015 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında 16.06.2014 tarihli eylemleri nedeniyle kurulan beraat kararlarına yönelik sınırlı temyiz isteminin incelenmesinde;
Araştırma tutanağına göre, sanıklardan ...'ın işlettiği kıraathanede ve işyerine yakın depoda kaçak sigara bulunduğuna ve satıldığına yönelik bilgiler üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden anılan yerlerde yapılan aramalar neticesinde, sanık ...'ın iş yerinde 55 paket kaçak sigara, depo olarak kullandığı isnat edilen yerde ise 159 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'ın tüm aşamalarda iş yerinde ele geçirilen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ancak depoda ele geçirilen kaçak sigaralarla ilgisi bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'nin ise tüm aşamalarda deponun kendisi tarafından kiralanarak kullanıldığını ancak kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla; sanık ... açısından iş yerinde ele geçirilen kaçak sigaralar bakımından sigaraların bulunduğu yer, miktar ve niteliği, yakalanış şekli, ticari iş yerinde yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ticari kastla söz konusu eşyayı bulundurduğunun; sanık ... açısından ise kendi kullanımındaki depoda ele geçirilen kaçak sigaraların kişisel kullanım miktarının üzerinde, ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçu işlediği gözetilerek mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III- Sanık ... hakkında 01.07.2014 tarihli eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1- 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının ''23 üncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Dava konusu eşya hakkında 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsadere kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde müsadere ve tasfiyesine karar verilmesi,
4- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ...'nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: 16.06.2014 tarihli olayla ilgili sanıklar ... ve ... hakkında beraat, 01.07.2014 tarihli olayla ilgili sanıklar ... ve ... hakkında hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine ve tasfiyesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ...'nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Kararın sanığa 08.10.2015 tarihinde tefhim edildiği, sanığın hükmü CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 16.10.2015 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında 16.06.2014 tarihli eylemleri nedeniyle kurulan beraat kararlarına yönelik sınırlı temyiz isteminin incelenmesinde;
Araştırma tutanağına göre, sanıklardan ...'ın işlettiği kıraathanede ve işyerine yakın depoda kaçak sigara bulunduğuna ve satıldığına yönelik bilgiler üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden anılan yerlerde yapılan aramalar neticesinde, sanık ...'ın iş yerinde 55 paket kaçak sigara, depo olarak kullandığı isnat edilen yerde ise 159 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'ın tüm aşamalarda iş yerinde ele geçirilen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ancak depoda ele geçirilen kaçak sigaralarla ilgisi bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'nin ise tüm aşamalarda deponun kendisi tarafından kiralanarak kullanıldığını ancak kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla; sanık ... açısından iş yerinde ele geçirilen kaçak sigaralar bakımından sigaraların bulunduğu yer, miktar ve niteliği, yakalanış şekli, ticari iş yerinde yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ticari kastla söz konusu eşyayı bulundurduğunun; sanık ... açısından ise kendi kullanımındaki depoda ele geçirilen kaçak sigaraların kişisel kullanım miktarının üzerinde, ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçu işlediği gözetilerek mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III- Sanık ... hakkında 01.07.2014 tarihli eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1- 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının ''23 üncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Dava konusu eşya hakkında 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsadere kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde müsadere ve tasfiyesine karar verilmesi,
4- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ...'nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.