Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/8343 K.2020/17954
Özet: 1) Sanık 14/12/2011 tarihli eylemiyle 4733 sayılı yasanın 8/4. maddesi kapsamında suç işlemiş ve bu olayın ardından yürürlükte yapılan yasalarla (6545, 7242 ve 5607) uygulanacak cezalar belirlendi. 2) Asliye Ceza Mahkemesi, mahkeme kararını söz konusu yasaların ve yaptırım hükümlerinin çerçevesinde yeniden değerlendirerek, hukuki durum ve ceza ödenekten yararlanma hakkını inceleyerek kararını bozmakta ve ilgili cezayı düzenlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/01/2012 olduğu,
Dairemizin 27/10/2015 tarihli 2014/15625 Esas-2015/20871 Karar sayılı ilamında belirtilen sanık hakkında temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/343 esas ve 2012/274 karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05/11/2011, iddianame tarihinin ise 19/12/2011 olduğu ve sanığın her iki dosyasındaki eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında kaldığı gözetilerek, anılan dosyanın aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınıp kesinleşen cezadan mahsubuna karar verilmesi yerine bozma ilamının gereği yerine getirilmeden ve bu hususta karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/01/2012 olduğu,
Dairemizin 27/10/2015 tarihli 2014/15625 Esas-2015/20871 Karar sayılı ilamında belirtilen sanık hakkında temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/343 esas ve 2012/274 karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05/11/2011, iddianame tarihinin ise 19/12/2011 olduğu ve sanığın her iki dosyasındaki eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında kaldığı gözetilerek, anılan dosyanın aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınıp kesinleşen cezadan mahsubuna karar verilmesi yerine bozma ilamının gereği yerine getirilmeden ve bu hususta karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.