Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/4690 K.2018/5499
Özet: (1) Uyuşmazlık, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18, 3/5 ve 3/10 maddelerine göre 239 paket bandrolsüz sigarayı ticarî maksatla bulundurma eyleminden dolayı cezalandırılıp silahın uygulanması gerektiği konusundaki uygulanmayan hükümler üzerinden mahkemenin kararının kanun yararına bozmaya ilişkin itirazıdır. (2) Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Yüksek Adalet Bakanlığı’ndan kanun yararına bozma talebi için dosyanın gönderilmesi” konusunda oybirliğiyle karar vererek, izlenmeyen kanun hükümlerinin uygulanması nedeniyle kararın kanun yararına bozulmasını onaylamı
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...’ın, anılan Kanunun 3/18-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis ve 320,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2017 tarihli ve 2014/681 esas, 2017/117 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 03/04/2018 günlü kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.04.2018 gün ve KYB. 2018-29845 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın gümrük işlemlerine tâbi tutulmaksızın kaçak olarak ülkeye sokulan 239 paket bandrolsüz sigarayı ticarî maksatla bulundurmak eyleminden ibaret somut olayda, sanığın 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın eyleminin kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticarî maksatla bulundurmak olduğu, 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinde yer alan “Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.”, 3/10. maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki hükümlere nazaran aynı Kanun’un 3/5. maddesindeki "Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemeye uyan kaçakçılık suçunu oluşturduğu, sanık hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesi uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin uygulama yeri bulunmayan aynı Kanunun 3/18. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle sanık, yürürlükte bulunan yasa hükümleri doğrultusunda cezalandırılmakla kamu yararına bozma talebi bu yönden yerinde değil ise de;
Sanık hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasa hükümleri doğrultusunda teşdit uygulamak suretiyle hüküm kurulmakla; 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5, 3/10. maddelerinin eyleme ayrı ayrı uygulanmak suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken buna uyulmayarak hüküm kurulması sebebiyle Kanun Yararına Bozma talebinde bulunup bulunmayacağı hususunda dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın gümrük işlemlerine tâbi tutulmaksızın kaçak olarak ülkeye sokulan 239 paket bandrolsüz sigarayı ticarî maksatla bulundurmak eyleminden ibaret somut olayda, sanığın 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın eyleminin kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticarî maksatla bulundurmak olduğu, 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinde yer alan “Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.”, 3/10. maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki hükümlere nazaran aynı Kanun’un 3/5. maddesindeki "Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemeye uyan kaçakçılık suçunu oluşturduğu, sanık hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesi uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin uygulama yeri bulunmayan aynı Kanunun 3/18. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle sanık, yürürlükte bulunan yasa hükümleri doğrultusunda cezalandırılmakla kamu yararına bozma talebi bu yönden yerinde değil ise de;
Sanık hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasa hükümleri doğrultusunda teşdit uygulamak suretiyle hüküm kurulmakla; 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5, 3/10. maddelerinin eyleme ayrı ayrı uygulanmak suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken buna uyulmayarak hüküm kurulması sebebiyle Kanun Yararına Bozma talebinde bulunup bulunmayacağı hususunda dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.