Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/14705 K.2021/4374
Özet: Uyuşmazlık, 5607 sayılı yasaya aykırılık iddiasıyla açılan bir kamu davasında, sanığının 14/06/2010’da hâkimliği sürüklenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 31/03/2012’de işlediği trafik güvenliği suçunun kesinleşmesiyle ilgili kuramlı zamanaşımı ve denetim süresi hükümlerine dayanarak ortaya çıktı; Mahkeme, zamanaşımını kesen işlemin yapılmadığını, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen asli zamanaşımı süresinin artık dolduğunu belirterek, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve 321. madde uyarınca hükmün bozulmasına, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 66/2 maddeleri ile 5…
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 14/06/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden 01/07/2010 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 31/03/2012 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 14/06/2010 tarihli hükme yönelik TAPDK'nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 31/03/2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de;
Hükmün inceleme tarihinde zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının 31/05/2010 tarihinde alındığı, sanığın savunmasının alınmasından sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı, temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 66/2. maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e,
66/2 ve 5271 CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1 yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 14/06/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden 01/07/2010 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 31/03/2012 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 14/06/2010 tarihli hükme yönelik TAPDK'nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 31/03/2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de;
Hükmün inceleme tarihinde zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının 31/05/2010 tarihinde alındığı, sanığın savunmasının alınmasından sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı, temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 66/2. maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e,
66/2 ve 5271 CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1 yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.