Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/2459 K.2018/6828
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 5015 sayılı Kanuna muhalefet, mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararına ve 5015 sayılı yasa uyarınca verilen mahkumiyet kararının temyizinde yer alıyor. (2) Mahkeme, mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanığı beraat ettirirken, 5015 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise hüküm vermeye devam etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5015 sayılı Kanuna muhalefet, Mühür Bozma ve Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mühür Bozma ve Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma suçundan beraat; 5015 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülük, erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan EPDK vekilinin sanık hakkında mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararlarını temyizi üzerine yapılan incelemede;
Bu suçlardan doğrudan zarar görmeyen ...'nun kamu davasına katılmasına karar verilmesi de hükmü temyize yetki vermeyeceğinden, katılan EPDK vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,
II- Katılan EPDK vekilinin 5015 sayılı yasa uyarınca verilen sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.06.2007, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.02.2008 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/287406 Esas numarasında kayıtlı Çat Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/154 Esas – 2015/50 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 06.03.2007, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.11.2009 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, Esas No: 2016/2459 dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 06.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5015 sayılı Kanuna muhalefet, Mühür Bozma ve Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mühür Bozma ve Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma suçundan beraat; 5015 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülük, erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan EPDK vekilinin sanık hakkında mühür bozma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararlarını temyizi üzerine yapılan incelemede;
Bu suçlardan doğrudan zarar görmeyen ...'nun kamu davasına katılmasına karar verilmesi de hükmü temyize yetki vermeyeceğinden, katılan EPDK vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,
II- Katılan EPDK vekilinin 5015 sayılı yasa uyarınca verilen sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.06.2007, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.02.2008 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/287406 Esas numarasında kayıtlı Çat Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/154 Esas – 2015/50 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 06.03.2007, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.11.2009 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, Esas No: 2016/2459 dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 06.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.