Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/2041 K.2016/5486
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya Muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Dosya içinde bulunan 23/10/2012 tarihli tutanakta; sanığın okul önünde çanta içinde bandrolsüz ve kaçak sigara satarken yakalandığı ve dava konusu eşyanın muhafaza altına alındığı cihetle; 5271 sayılı CMK’nın 148/4 maddesi uyarınca müdafii hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı gözetildiğinde, sanığın kollukta müdafii hazır olmadan verdiği ifadesini mahkeme huzurunda doğrulamadığı ve suçu inkar ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan tutanak düzenleyicileri duruşmada tanık olarak dinlenilerek olayla ilgili bilgi ve görgüleri sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi uyaarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/04/2016 günü oybriliğiyle karar verildi.
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya Muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Dosya içinde bulunan 23/10/2012 tarihli tutanakta; sanığın okul önünde çanta içinde bandrolsüz ve kaçak sigara satarken yakalandığı ve dava konusu eşyanın muhafaza altına alındığı cihetle; 5271 sayılı CMK’nın 148/4 maddesi uyarınca müdafii hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı gözetildiğinde, sanığın kollukta müdafii hazır olmadan verdiği ifadesini mahkeme huzurunda doğrulamadığı ve suçu inkar ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan tutanak düzenleyicileri duruşmada tanık olarak dinlenilerek olayla ilgili bilgi ve görgüleri sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi uyaarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/04/2016 günü oybriliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.