Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/18080 K.2016/1768
Özet: Kıymetli Mahkeme, 2015/18080 E. ve 2016/1768 K. başvurularını incelerken, sanığın 2000 tarihli işlemiyle 4389 sayılı Yasa’nın 22/3. maddesine göre basit zimmet suçunu oluşturduğunu, süredirliara geçen zamanaşımı süresinin hâlâ dolmadığını göz önünde bulundurarak, 5320 sayılı yasa 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK 321. maddesine uygun olarak kararını Bozdu, fakat 765 sayılı TCK 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin tamamlandığını kabul ederek, sanık hakkındaki kamu davasını Ortadan Kaldırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4389 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Düşme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sübutu halinde sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4389 sayılı Yasa'nın 22/3. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek;
Dosya kapsamının incelenmesinde teselsülün son bulduğu tarihin mudi ...'in hesabından gerçekleştirilen 31.07.2000 tarihli işlem olup kararın verildiği 01.04.2015 günü itibariyle karar tarihinde sanık lehine hükümler içeren 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak temyiz inceleme gününde 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 15/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4389 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Düşme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sübutu halinde sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4389 sayılı Yasa'nın 22/3. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek;
Dosya kapsamının incelenmesinde teselsülün son bulduğu tarihin mudi ...'in hesabından gerçekleştirilen 31.07.2000 tarihli işlem olup kararın verildiği 01.04.2015 günü itibariyle karar tarihinde sanık lehine hükümler içeren 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak temyiz inceleme gününde 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 15/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.