Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/16168 K.2015/18521
Özet: (1) Uyuşmazlık, gümrük idaresi vekilinin sanıkların evinde yapılan aramada ele geçirilen sigara nedeniyle 4733 sayılı Kanun’a göre suç işlenip işlenmediği ve aramanın usulüne uygun olup olmadığı konusundaki temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, arama kararının eksik olduğunu, kanuna aykırı elde edilen delillerin kabul edilemez olduğunu belirterek sanıkların mahkumiyetini reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: 4733 sayılı Kanuna Muhalefet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Gümrük idaresi vekilinin sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararının Temyizi üzerine yapılan incelemede; Sanıkta ele geçen eşyanın niteliği ve eylem tarihine göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasa'nın 8/4 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar görmediği cihetle davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-Sanıkların Temyizine gelince; Sanıkların evinin alt katında garajda park halinde olan sanık ... adına kayıtlı Kamyonda yapılan aramada sigara bulunduğundan bahisle anılan sanıklar hakkında 4733 sayılı kanunun 8/4 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanıklar aşamalarda sigaralardan haberlerinin olmadığını savunmaları karşısında, mahkumiyeti için yeterli ve yasal delil olup olmadığı hususunu irdelemek gerekmektedir. Kaçak sigara bulundurmadığını iddia eden sanıkların mahkumiyetinin asıl kanıtı ele geçen sigara ve üzerlerinde yapılan inceleme sonucu verilen bilirkişi raporudur. O halde sözü edilen sigaraların nasıl ele geçirildiğini ve bu işlemin hukuka uygun olup olmadığını belirlemek gerekmektedir. Dosya incelendiğinde; Usulüne uygun olarak verilen arama kararı bulunmadığı halde sanıkların evinin alt katında bulunan garajda park halinde bulunan 35 VU 998 plakalı kamyonda, kollukça arama yapılmış ve dava konusu sigaralar ele geçirilmiştir. Olayımız bakımından yasal düzenlemeler incelendiğinde; Anayasamızın; 2. maddesine göre; "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir." 12. maddesi ise "herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilemez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir" hükmünü taşımaktadır. 13. maddesi "temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlandırılabilir. Bu sınırlamalar Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" biçimindedir. 20. maddesinde de, özel hayatın gizliliği güvence altına alınmış ve "Milli güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça yine sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz....." hükümleri mevcuttur. Yine Anayasamızın 38. maddesinin 6. fıkrası da "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmünü amirdir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 206/2-a, 217/2, 230/1 madde ve fıkraları da, hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir. Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen CMK.nun 116. maddesi arama için makul şüphenin bulunması ve aynı yasa'nın 119. maddesi de aramanın hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı'nın yazılı emri, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı taktirde kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Somut olayda sanıkların ... caddesi no: ... sayılı yerde bir Kamyonun kaçak mal indirdiği anons edildiği, bahse konu adrese intikal edildiğinde tanınmayan bir şahsın " biraz önce ... caddesi no: ... sayılı .. katlı binanın alt katında bulunan aynı zamanda garaj olarak kullanılan yere ... plaka sayılı araç ile üzerinde çok miktarda koliler içerisinde kaçak sigara bıraktıklarını" beyan etmesi üzerine usulünce arama kararı alınmadan aranan kamyonda bulunan ve asıl delil niteliğini taşıyan sigaraların yasaya aykırı icra edilen arama sonucu ele geçtiğinden, yasak delil niteliğinde olup, yok farzedilmesi gerektiğinden sözü edilen sigaraların bandrolsüz ve kaçak oldukları yolundaki bilirkişi raporuna dayanılamaz. Anayasa'nın 38/6, 5271 sayılı yasanın 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına nazaran hukuka aykırı olarak elde edilen bu delil hükme esas alınamaz. Bütün bu açıklamalardan sonra; Mahkumiyetini gerektiren delil bulunmayan ve aşamalarda suçu kabullenmeyen sanıkların beraatine, sigaraların zoralımına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetlerne hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.