Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/6975 K.2013/11184
Özet: Uyuşmazlık, 4926 sayılı Kanun kapsamında gümrük idaresince belirlenen değerin para cezası esası olarak kullanılmasının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi ve bu nedenle önödeme önerisinin usulsüzlüğü üzerine kurulmuştur. Mahkeme, sanığın hukuki durumunun takdiri için gerekli gümrüklenmiş değer yerine bilirkişi tarafından belirlenen CİF değerinin 4,5 katını esas alarak yapılan usulsüz önödeme önerisini reddederek hükmün iptalini ve yeni kararın verilmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, sanığa soruşturma aşamasında önödeme önerisi tebliği yapılmakla birlikte 30 günlük önödeme süresi beklenmeden ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından CİF değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin 4,5 katı üzerinden önödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken doğrudan gümrük idaresince belirlenen gümrüklenmiş değer esas alınarak yapılan usulsüz önödeme önerisinin yerine getirilmediğinden bahisle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Kabule göre de;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibariyle "hafif olduğu nazara alınarak 4926 sayılı yasanın 4/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, sanığa soruşturma aşamasında önödeme önerisi tebliği yapılmakla birlikte 30 günlük önödeme süresi beklenmeden ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından CİF değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin 4,5 katı üzerinden önödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken doğrudan gümrük idaresince belirlenen gümrüklenmiş değer esas alınarak yapılan usulsüz önödeme önerisinin yerine getirilmediğinden bahisle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Kabule göre de;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibariyle "hafif olduğu nazara alınarak 4926 sayılı yasanın 4/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.