Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/3605 K.2014/5739
Özet: (1) Uyuşmazlık, 5607 sayılı Kaçakçılık Yasası kapsamında suç işlediği gerekçesiyle sanığın cezai sorumluluğunun belirlenmesi ve mahkeme kararının temyiz edilip edilmediğinin incelenmesidir. (2) Mahkeme, sanık hakkında verilen hükmün 5320 sayılı yasa uyarınca düzeltilerek onaylanmasını ve gümrük idaresi lehine vekalet ücretinin çıkarılmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasanın 8/4. fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücreti hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından gümrük idaresi lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılması, diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece sanık hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, deneme süresi içinde müsnet suçu işlediği, pişmanlık duymaması gözetilerek, bir daha suç işlemeyeceği kanaatine varıldığı belirtilerek, takdiri indirim, seçenek yaptırıma çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanık yönünden kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü değildir. HAGB kararının kesinleşmiş olması bu kararın dayanağı olan ve açıklanmaması nedeniyle askıda olup, henüz hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir hüküm niteliğini kazanmamıştır.
Mahkemece açıklanmadığı için kesinleşmeyen ve askıda olduğu için sanık yönünden sonuç doğurması mümkün bulunmayan bir kararı kesin bir hüküm gibi yorumlayarak ve sadece bu gerekçeye dayanarak her birinin koşulları farklı olan takdiri indirim, seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması kurumlannı uygulamaması, usul ve yasaya aykırı olduğundan, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün CMUK'nun 326. maddesinin son fıkrası gözetilerek aleyhe tesir etmemek üzere bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4. fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs. konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle çoğunluğun verdiği tenkit ve düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
SUÇ: 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasanın 8/4. fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücreti hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından gümrük idaresi lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılması, diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece sanık hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, deneme süresi içinde müsnet suçu işlediği, pişmanlık duymaması gözetilerek, bir daha suç işlemeyeceği kanaatine varıldığı belirtilerek, takdiri indirim, seçenek yaptırıma çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanık yönünden kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü değildir. HAGB kararının kesinleşmiş olması bu kararın dayanağı olan ve açıklanmaması nedeniyle askıda olup, henüz hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir hüküm niteliğini kazanmamıştır.
Mahkemece açıklanmadığı için kesinleşmeyen ve askıda olduğu için sanık yönünden sonuç doğurması mümkün bulunmayan bir kararı kesin bir hüküm gibi yorumlayarak ve sadece bu gerekçeye dayanarak her birinin koşulları farklı olan takdiri indirim, seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması kurumlannı uygulamaması, usul ve yasaya aykırı olduğundan, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün CMUK'nun 326. maddesinin son fıkrası gözetilerek aleyhe tesir etmemek üzere bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4. fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs. konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle çoğunluğun verdiği tenkit ve düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.