Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/9326 K.2013/7689
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Bozma
Uyuşmazlık
Sanıkların eylemlerinin toplu kaçakçılık kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve suç tarihinde yürürlükte olan kanunlar ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlar arasında sanık lehine olanın belirlenmesi tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (2)
- 1-Sanıklar eylem birliği ve iradesi içinde hareket etmek suretiyle toplu kaçakçılık suçunu işledikleri, bu nedenle sanıklara dava konusu kaçak eşyanın yargılama aşamasında bilirkişi tarafından belirlenen gümrüklenmiş değerinin 4,5 katı üzerinden ve müteselsil sorumlu olacak şekilde önödeme ihtaratı yapılıp sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eylemlerinin bireysel kaçakçılık kabul edilerek eksik ihtarata dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması;
- Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Gerekçe
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanıkların eylem birliği içinde hareket ederek toplu kaçakçılık suçunu işlediklerini, bu nedenle gümrüklenmiş değerin 4,5 katı üzerinden müteselsil sorumluluk içeren önödeme ihtarının yapılması gerektiğini belirtir. Ayrıca, 4926 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun hükümleri karşılaştırılarak sanık lehine olan yasanın belirlenmesi ve bu hususun denetime olanak verecek şekilde tartışılması gerektiğini vurgular.
Kaynak pasajlar (3)
- 1-Sanıklar eylem birliği ve iradesi içinde hareket etmek suretiyle toplu kaçakçılık suçunu işledikleri, bu nedenle sanıklara dava konusu kaçak eşyanın yargılama aşamasında bilirkişi tarafından belirlenen gümrüklenmiş değerinin 4,5 katı üzerinden ve müteselsil sorumlu olacak şekilde önödeme ihtaratı yapılıp sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eylemlerinin bireysel kaçakçılık kabul edilerek eksik ihtarata dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması;
- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
- Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç
Sanıklar hakkında bireysel kaçakçılık kabul edilerek eksik ihtarat yapılması ve sanık lehine olan kanunun belirlenmemesi nedeniyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, toplu kaçakçılık hükümlerinin uygulanması ve lehe kanun araştırması yapılması gerektiğine hükmetmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- 1-Sanıklar eylem birliği ve iradesi içinde hareket etmek suretiyle toplu kaçakçılık suçunu işledikleri, bu nedenle sanıklara dava konusu kaçak eşyanın yargılama aşamasında bilirkişi tarafından belirlenen gümrüklenmiş değerinin 4,5 katı üzerinden ve müteselsil sorumlu olacak şekilde önödeme ihtaratı yapılıp sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eylemlerinin bireysel kaçakçılık kabul edilerek eksik ihtarata dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması;
- Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
- Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Dayanak
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanıklar eylem birliği ve iradesi içinde hareket etmek suretiyle toplu kaçakçılık suçunu işledikleri, bu nedenle sanıklara dava konusu kaçak eşyanın yargılama aşamasında bilirkişi tarafından belirlenen gümrüklenmiş değerinin 4,5 katı üzerinden ve müteselsil sorumlu olacak şekilde önödeme ihtaratı yapılıp sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eylemlerinin bireysel kaçakçılık kabul edilerek eksik ihtarata dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması;
2-Dairemizce de benimsenen Y.C.G.K.'nun 25.12.2012 gün ve 2012/1404 - 1872 sayılı kararında belirtildiği üzere;
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanıklar eylem birliği ve iradesi içinde hareket etmek suretiyle toplu kaçakçılık suçunu işledikleri, bu nedenle sanıklara dava konusu kaçak eşyanın yargılama aşamasında bilirkişi tarafından belirlenen gümrüklenmiş değerinin 4,5 katı üzerinden ve müteselsil sorumlu olacak şekilde önödeme ihtaratı yapılıp sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eylemlerinin bireysel kaçakçılık kabul edilerek eksik ihtarata dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması;
2-Dairemizce de benimsenen Y.C.G.K.'nun 25.12.2012 gün ve 2012/1404 - 1872 sayılı kararında belirtildiği üzere;
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.