Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/24084 K.2013/19186
Özet: Uyuşmazlık, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu çerçevesinde kaçak içki kaçakçılığı suçunun uygulanmasıyla ilgili hüküm ve ceza türünün belirlenmesi konusundaki temyiz incelemesidir. Mahkeme, sanıkların eylemlerinin hukuki değerlendirmesini yaparak 4926 sayılı Kanun hükümleriyle uyumlu olarak adli para cezası ve hürriyet bağlayıcı cezayı uygulamaya karar vererek hükmü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ...'a yönelik temyiz incelemesinde;
1- 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesi "... On gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiği ve otuz gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz" amir hükmünü içermekte olup, sanığa kovuşturma aşamasında tebliğ edilen ön ödeme önerisinde ödeme için 10 günlük süresinin belirlenmesi,
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Sanığın eylemine konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesi olarak 4926 sayılı yasanın 4/3. maddesi yerine 4/2. maddesinin, kaçak içkilerin müsaderesiyle ilgili olarak da aynı yasanın 4/4. maddesi yerine 4/3. maddesinin yazılması,
II- Sanık ...'a yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın tüm aşamalarda suça konu kaçak içkilerden haberinin olmadığını, arkadaşı olan diğer sanığın otobüs terminalinde yükünün olduğunu telefon ile söyleyip kendisinden araç istemesi üzerine kamyon kiralayıp terminale gittiğini, kolilerde içki olduğunu bilmediğini savunması ve diğer sanık tarafından du bu savunmalarının doğrulanması karşısında, kaçak içkilerin bulunduğu çuvalların yanında sanık ...'in de bulunuyor olmasının atılı suçtan mahkumiyetine yeter nitelik ve kesinlikte delil oluşturmayacağı ve savunmasının aksini gösterir başkaca bir delilin de bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde sanık ... yönünden oybirliği, sanık ... yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava dosyası içerisinde bulunan ve içeriği reddedilmeyen olay tutanağı (19.01.2007 tarihli) dikkate alındığında, sanıkların savunmalarına aykırı olarak suça konu eşyaların kamyona yüklemesi sırasında yakalanmayıp, çuvalların başında birlikte duran sanıkların polis memurlarını görünce şüpheli hareketler sergilemesi üzerine, çuvallardaki eşyaların polis memurlarınca içlerinde ne olduğu sorulması üzerine, sanıklardan ...'in kolilerden birini açmasıyla yakalandıkları anlaşılmak ile; suçu sanıklardan ...'in üstlenmesi, sanık ...'in de benzer mahiyette ifade vermiş olmasına itibar edilmeyerek sanık ...'in de cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne muhalifiz.
SUÇ: 4926 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ...'a yönelik temyiz incelemesinde;
1- 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesi "... On gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiği ve otuz gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz" amir hükmünü içermekte olup, sanığa kovuşturma aşamasında tebliğ edilen ön ödeme önerisinde ödeme için 10 günlük süresinin belirlenmesi,
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Sanığın eylemine konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesi olarak 4926 sayılı yasanın 4/3. maddesi yerine 4/2. maddesinin, kaçak içkilerin müsaderesiyle ilgili olarak da aynı yasanın 4/4. maddesi yerine 4/3. maddesinin yazılması,
II- Sanık ...'a yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın tüm aşamalarda suça konu kaçak içkilerden haberinin olmadığını, arkadaşı olan diğer sanığın otobüs terminalinde yükünün olduğunu telefon ile söyleyip kendisinden araç istemesi üzerine kamyon kiralayıp terminale gittiğini, kolilerde içki olduğunu bilmediğini savunması ve diğer sanık tarafından du bu savunmalarının doğrulanması karşısında, kaçak içkilerin bulunduğu çuvalların yanında sanık ...'in de bulunuyor olmasının atılı suçtan mahkumiyetine yeter nitelik ve kesinlikte delil oluşturmayacağı ve savunmasının aksini gösterir başkaca bir delilin de bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde sanık ... yönünden oybirliği, sanık ... yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava dosyası içerisinde bulunan ve içeriği reddedilmeyen olay tutanağı (19.01.2007 tarihli) dikkate alındığında, sanıkların savunmalarına aykırı olarak suça konu eşyaların kamyona yüklemesi sırasında yakalanmayıp, çuvalların başında birlikte duran sanıkların polis memurlarını görünce şüpheli hareketler sergilemesi üzerine, çuvallardaki eşyaların polis memurlarınca içlerinde ne olduğu sorulması üzerine, sanıklardan ...'in kolilerden birini açmasıyla yakalandıkları anlaşılmak ile; suçu sanıklardan ...'in üstlenmesi, sanık ...'in de benzer mahiyette ifade vermiş olmasına itibar edilmeyerek sanık ...'in de cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne muhalifiz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.