‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23102 K.2013/9890

Esas No: 2012/23102 · Karar No: 2013/9890 · Karar Tarihi: 29.04.2013
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemenin 5607 Sayılı kanuna muhalefet suçunda sanığa müradere hükmü koyması ve bu karara karşı açılan temyiz başvurusudur; Asliye Ceza Mahkemesi, kararın yazılı şekilde verilmesinin Anayasa ve ilgili kanun hükümlerine aykırı olduğunu, 5607 sayılı yasa yerine 5752 sayılı yasa uygulanması gerektiğini, cezanın TCK’nın 50. maddesine uygun olarak alt sınırdan uzaklaştırılmaması gerektiğini, sanığın velayet hakkı nedeniyle koşullu salıverme ve hak yoksunluğuna ilişkin ayrıcalıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı kanuna muhalefet

HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK 34, 230, 232 ve 289/g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; karar yerinde tüm iddia, savunma ve delillerin tartışılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. fıkrası kapsamında kaldığı düşünülmeden 5607 sayılı Yasa'ya muhalefetten hüküm kurulması.

3- TCK'nun 61. maddesinde cezanın belirlenmesine esas nedenler tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olup, mahkemece gösterilen "sanığın suça olan eğilimi nazara alınarak" şeklindeki bir gerekçeye anılan yasa maddesinde yer verilmediği gibi aynı gerekçenin TCK'nun 50. maddesinde seçenek yaptırımlara çevrilme gerekçeleri arasında da yer almadığı gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini ile TCK'nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın hak yoksunluğuna hükmolunması,
5- Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?