Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/21991 K.2013/17587
Özet: Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre 24.03.2013 tarihli iddianame açıldığından 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu ve temyiz kararının bu nedenle yeniden açılmadığı için Asliye Ceza Mahkemesi, 18.07.2013’da oybirliğiyle kararı bozarak sanıkların davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4208 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkların üzerlerine atılı suçun, dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi itibariyle 10 yıl olduğuna dair 4208 sayılı yasanın 8. maddesindeki düzenlemenin, 18.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5549 sayılı kanunun 26. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırıldığı cihetle, zamanaşımı süresinin 01.06.2005 günü yürürlüğe giren, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre belirleneceğinden, anılan yasanın, 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl ve 67/4. maddesine göre de uzamış zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, yukarıda belirtilen maddede öngörülen zamanaşımı süresi tamamlanmış bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Suç tarihinde yürürlükte olan 4208 sayılı yasanın 8. maddesi "Kara para aklama suçlarının kovuşturulmasında zamanaşımı süresi on yıldır". Bu maddede zamanaşımı kesme sebebi sadece dava açılırsa şeklindeki düzenlenmiş olması nedeniyle CMK.daki kesme sebepleri uygulanmaz. Dava 24.03.20013 günlü iddianame ile açılmasına göre arada bekletici mesele olsa dahi 24.03.2013 tarihi itibariyle on yıllık süre dolduğundan çoğunluğun kararına bu nedenle katılıyorum.
SUÇ: 4208 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkların üzerlerine atılı suçun, dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi itibariyle 10 yıl olduğuna dair 4208 sayılı yasanın 8. maddesindeki düzenlemenin, 18.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5549 sayılı kanunun 26. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırıldığı cihetle, zamanaşımı süresinin 01.06.2005 günü yürürlüğe giren, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre belirleneceğinden, anılan yasanın, 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl ve 67/4. maddesine göre de uzamış zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, yukarıda belirtilen maddede öngörülen zamanaşımı süresi tamamlanmış bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Suç tarihinde yürürlükte olan 4208 sayılı yasanın 8. maddesi "Kara para aklama suçlarının kovuşturulmasında zamanaşımı süresi on yıldır". Bu maddede zamanaşımı kesme sebebi sadece dava açılırsa şeklindeki düzenlenmiş olması nedeniyle CMK.daki kesme sebepleri uygulanmaz. Dava 24.03.20013 günlü iddianame ile açılmasına göre arada bekletici mesele olsa dahi 24.03.2013 tarihi itibariyle on yıllık süre dolduğundan çoğunluğun kararına bu nedenle katılıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.