Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19343 K.2013/25281
Özet: Uyuşmazlık, bankacılık kanununa zimmet ve bu suça iştirak suçlamalarıyla ilgili sanıkların beraat veya mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, sanıkların bazıları için beraat, diğerleri için ise mahkumiyet kararlarını onaylayarak, temyiz itirazlarını reddetmiş ve ilgili mali cezaları ve vekalet ücretlerini belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bankacılık kanununa zimmet ve bu suça iştirak
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'un beraatlerine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın hükümlülüklerine ve iadeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle,
II-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin, adı geçen sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle,
III-Katılan vekili ile sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin, adı geçen sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekili ile sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.150,68 TL nispi temyiz onama harcının tamamından sanıklar ... ve ...'ın müteselsilen sorumlu olmaları; bu miktar harcın 12.719,18 TL'lik kısmından ise sanıklar ... ve ...'ın adı geçen diğer iki sanık ile birlikte müteselsilen sorumlu olmaları kaydı ile sanıklardan alınmasına, oyçokluğuyla,
IV-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin, adı geçen sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Beraatine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hükme "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.000,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'a verilmesine" ibaresinin eklenmesi, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oybirliğiyle,
V-Katılan vekili ile sanık ...'nın, adı geçen sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise,
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
18.07.2006 tarihli müfettiş soruşturma raporu, 16.02.2006 tarihli müfettiş ön-soruşturma raporu, mahkemece hükme esas alınan 30.12.2009 tarihli bilirkişiler kurulu raporu ile tüm dosya içeriğine göre, banka görevlisi olan sanık ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemler arasında, sanık ... lehine olan zimmet eylemlerinin de bulunduğu, bu kapsamda; sanık ... tarafından düzenlenen 04.10.2005 tarihli fişle, ...’ın hesabından 54.715,00 TL tediye edildiği, tediye fişinde müşteri imzasının bulunduğu ancak ödemenin müşteriye yapılmadığının anlaşıldığı, bu tediye işlemi karşılığında aynı gün, ...’nın kredi kartına 2.400,00 TL para yatırıldığı; ...’ın hesabından 22.08.2005 günü 20.000,00 TL usulsüz ödeme yapıldığı, aynı gün ... Gıda (...) hesabına 41.000,00 TL’nin usulsüz şekilde yatırıldığı; adı geçen müşterinin hesabından 08.07.2005 günü 30.000,00 TL’nin usulsüz şekilde ödendiği, aynı gün, ... Gıda (...) hesabına 10.000,00 TL yatırıldığı; yine bu müşterinin başka bir hesabından, 16.03.2005 tarihinde 17.500,00 TL’nin usulsüz şekilde ödendiği, bu tutarın aynı gün ... adına Halk Bankası’na yapılan 40.000,00 TL'lik EFT havalesinde kullanıldığı anlaşılmakla; bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, banka çalışanı olan diğer sanığı zimmet suçunu işlemeye azmettirmek ve elde edilen haksız kazançtan yararlanmak şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, oyçokluğuyla, 30/12/2013 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ...’ın Ziraat Bankası Tavşanlı Şubesi servis yetkilisi/ ATM sorumlusu, sanık ...’ında servis görevlisi olarak çalıştıkları, diğer sanıklar ..., ... ve ...’nın ise esnaf olup, banka görevlisi olan sanıklar tarafından esnaf olan sanıklar lehlerine ve banka aleyhine banka parasının zimmete geçirilmesi fiiline iştirak etmeleri nedeni ile haklarında zimmet ve zimmet suçuna iştirak etmekten dolayı kamu davası açılmıştır.
Mahkeme sanıkların niteliksiz zimmet ve bu suça iştirak etmek suçlarından dolayı mahkumiyetlerine karar verirken 30/12/2009 tarihli bilirkişi raporuna itibar etmiş ve bu raporda belirtildiği üzere “... tespit edilen zimmet eylemlerinin banka içi denetlemeyle ortaya çıkarıldığı da nazara alınarak dairesini aldatabilecek maiyette olmadığı, zamanında usulüne uygun olarak denetleme yapıldığında tespit edilebileceği bu nedenle sanıkların eylemlerinin basit zimmet dediğim, dairesini aldatacak mahiyette olmadığı kanaatine varılmıştır” gerekçesine dayanmıştır.
Mahkemenin bu gerekçesi Daire Sayın Çoğunluğu tarafından da kabul edilmiştir. Bu neden ile sanıklar ..., ..., ..., ...’a verilen niteliksiz zimmet suçundan mahkumiyet kararının onanmasına, sanık ... ... hakkında ise TCK. 43. madde uygulanması için hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de bu sanığın eyleminin de niteliksiz zimmet suçu olduğu kabul edilmiştir.
Sanıkların eyleminin niteliksiz zimmet olduğunu kabul eden ve bu nedenle Sayın Çoğunluk tarafından, mahkeme kararının kısmen bozulmasına ve onamasına dair kararına aşağıda sunduğumuz gerekçelerle katılmıyoruz.
Şöyle ki; Bilirkişi raporu aşağıdaki ölçülere göre düzenlenmemiştir.
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit nitelikli zimmet olup olmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek bir karar verilmesi için hükmün belirtilen sanıklar yönü ile bozulmasına karar verilmesi yerine eylemlerin tamamını yukarıda belirtilen gerekçe ile basit zimmet suçu olduğunu kabul eden Sayın Çoğunluğun suç vasfı değerlendirmesine katılmıyoruz.
SUÇ: Bankacılık kanununa zimmet ve bu suça iştirak
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'un beraatlerine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın hükümlülüklerine ve iadeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle,
II-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin, adı geçen sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle,
III-Katılan vekili ile sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin, adı geçen sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekili ile sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.150,68 TL nispi temyiz onama harcının tamamından sanıklar ... ve ...'ın müteselsilen sorumlu olmaları; bu miktar harcın 12.719,18 TL'lik kısmından ise sanıklar ... ve ...'ın adı geçen diğer iki sanık ile birlikte müteselsilen sorumlu olmaları kaydı ile sanıklardan alınmasına, oyçokluğuyla,
IV-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin, adı geçen sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Beraatine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hükme "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.000,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'a verilmesine" ibaresinin eklenmesi, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oybirliğiyle,
V-Katılan vekili ile sanık ...'nın, adı geçen sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise,
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
18.07.2006 tarihli müfettiş soruşturma raporu, 16.02.2006 tarihli müfettiş ön-soruşturma raporu, mahkemece hükme esas alınan 30.12.2009 tarihli bilirkişiler kurulu raporu ile tüm dosya içeriğine göre, banka görevlisi olan sanık ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemler arasında, sanık ... lehine olan zimmet eylemlerinin de bulunduğu, bu kapsamda; sanık ... tarafından düzenlenen 04.10.2005 tarihli fişle, ...’ın hesabından 54.715,00 TL tediye edildiği, tediye fişinde müşteri imzasının bulunduğu ancak ödemenin müşteriye yapılmadığının anlaşıldığı, bu tediye işlemi karşılığında aynı gün, ...’nın kredi kartına 2.400,00 TL para yatırıldığı; ...’ın hesabından 22.08.2005 günü 20.000,00 TL usulsüz ödeme yapıldığı, aynı gün ... Gıda (...) hesabına 41.000,00 TL’nin usulsüz şekilde yatırıldığı; adı geçen müşterinin hesabından 08.07.2005 günü 30.000,00 TL’nin usulsüz şekilde ödendiği, aynı gün, ... Gıda (...) hesabına 10.000,00 TL yatırıldığı; yine bu müşterinin başka bir hesabından, 16.03.2005 tarihinde 17.500,00 TL’nin usulsüz şekilde ödendiği, bu tutarın aynı gün ... adına Halk Bankası’na yapılan 40.000,00 TL'lik EFT havalesinde kullanıldığı anlaşılmakla; bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, banka çalışanı olan diğer sanığı zimmet suçunu işlemeye azmettirmek ve elde edilen haksız kazançtan yararlanmak şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, oyçokluğuyla, 30/12/2013 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ...’ın Ziraat Bankası Tavşanlı Şubesi servis yetkilisi/ ATM sorumlusu, sanık ...’ında servis görevlisi olarak çalıştıkları, diğer sanıklar ..., ... ve ...’nın ise esnaf olup, banka görevlisi olan sanıklar tarafından esnaf olan sanıklar lehlerine ve banka aleyhine banka parasının zimmete geçirilmesi fiiline iştirak etmeleri nedeni ile haklarında zimmet ve zimmet suçuna iştirak etmekten dolayı kamu davası açılmıştır.
Mahkeme sanıkların niteliksiz zimmet ve bu suça iştirak etmek suçlarından dolayı mahkumiyetlerine karar verirken 30/12/2009 tarihli bilirkişi raporuna itibar etmiş ve bu raporda belirtildiği üzere “... tespit edilen zimmet eylemlerinin banka içi denetlemeyle ortaya çıkarıldığı da nazara alınarak dairesini aldatabilecek maiyette olmadığı, zamanında usulüne uygun olarak denetleme yapıldığında tespit edilebileceği bu nedenle sanıkların eylemlerinin basit zimmet dediğim, dairesini aldatacak mahiyette olmadığı kanaatine varılmıştır” gerekçesine dayanmıştır.
Mahkemenin bu gerekçesi Daire Sayın Çoğunluğu tarafından da kabul edilmiştir. Bu neden ile sanıklar ..., ..., ..., ...’a verilen niteliksiz zimmet suçundan mahkumiyet kararının onanmasına, sanık ... ... hakkında ise TCK. 43. madde uygulanması için hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de bu sanığın eyleminin de niteliksiz zimmet suçu olduğu kabul edilmiştir.
Sanıkların eyleminin niteliksiz zimmet olduğunu kabul eden ve bu nedenle Sayın Çoğunluk tarafından, mahkeme kararının kısmen bozulmasına ve onamasına dair kararına aşağıda sunduğumuz gerekçelerle katılmıyoruz.
Şöyle ki; Bilirkişi raporu aşağıdaki ölçülere göre düzenlenmemiştir.
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit nitelikli zimmet olup olmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek bir karar verilmesi için hükmün belirtilen sanıklar yönü ile bozulmasına karar verilmesi yerine eylemlerin tamamını yukarıda belirtilen gerekçe ile basit zimmet suçu olduğunu kabul eden Sayın Çoğunluğun suç vasfı değerlendirmesine katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.