Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/18819 K.2012/25566
Özet: (1) Uyuşmazlık, araç hızının 91 km/h olduğu halde radar tarafından 125 km/h olarak tespit edilerek 270 TL idari para cezası verilen trafik kararına karşı başvurunun reddine ilişkin kanun yararına bozma talebidir. (2) Mahkeme, başvuruyu reddederek, torbalı sulh ceza mahkemesinin kararının bozulmasına gerek olmadığını belirterek Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteğini de reddetti.
Hız limitinin üzerinde araç kullanmak kabahatinden ... hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 51/2. maddesi gereğince 270,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Torbalı Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince düzenlenen 14/02/2010 tarihli ve FI 153718 sayılı trafik idari para cezası karar tutağına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin 09/04/2010 tarihli ve 2010/166 değişik is sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09.05.2012 gün ve 27559 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2012 gün ve KYB. 2012-132608 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, başvurana ait araç hızının gerçekte 91 km/h olduğunun mahkemece tespit edilmesine ve 125 km/h olarak yapılan radar hız tespitinin trafik idari para cezası karar tutanağında belirtilen araca ait olmadığının sabit olması karşısında; radar levhasının konulup konulmadığı da araştırılarak, aracın türü ve Selçuk-Torbalı yolunun 11. kilometresi olduğu belirtilen yolun durumuna göre anılan yoldaki hız limitinin Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 100. maddesi kapsamında usulünce tespiti yapılarak ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin eksik incelemeye dayalı başvurunun reddine ilişkin kararında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkemenin takdir hakkını kullanması olanaklı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, başvurana ait araç hızının gerçekte 91 km/h olduğunun mahkemece tespit edilmesine ve 125 km/h olarak yapılan radar hız tespitinin trafik idari para cezası karar tutanağında belirtilen araca ait olmadığının sabit olması karşısında; radar levhasının konulup konulmadığı da araştırılarak, aracın türü ve Selçuk-Torbalı yolunun 11. kilometresi olduğu belirtilen yolun durumuna göre anılan yoldaki hız limitinin Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 100. maddesi kapsamında usulünce tespiti yapılarak ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin eksik incelemeye dayalı başvurunun reddine ilişkin kararında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkemenin takdir hakkını kullanması olanaklı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.