‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/17477 K.2013/25279

Esas No: 2012/17477 · Karar No: 2013/25279 · Karar Tarihi: 27.11.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın banka zimmeti ve dolandırıcılık suçlarından dolayı verilen 5411 sayılı kanuna muhalefet kararıdır; mahkeme, temyiz başvurusunu değerlendirerek kararın iptalini ve yeni bir hüküm koymayı kabul etmiştir. Mahkeme, yerel mahkemenin kararını bozarak sanığın hapis cezasının yeniden belirlenmesi gerektiğine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5411 sayılı kanuna muhalefet

HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1- Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyizi yönünden yapılan incelemede;
Sanık ...'un .... Bankası Mengen şubesinde 09.10.2001 tarihinde daktilograf ünvanı ile göreve başladığı, 01.06.2002 tarihinden itibaren Asistan ünvanı ile Servis Görevlisi olarak çalışmaya devam ettiği, 4.6.2002 tarihinden itibaren ikinci derecede imza atma yetkisinin verildiği, 09.10.2001- 04.06.2002 tarihleri arasında kardeşi .... ve arkadaşı ... adına sahte belgelerle kredi kartı talebinde bulunduğu, mudi ... adına gelen kredi kartını oyalayıp vermediği, elde ettiği bu kartlarla mal ve hizmet alımı yaptığı, nakit avans çektiği, Şube müdürü ...'nün beyanlarından yukarıda anılan tarihler arasında şubede yazılı olarak ayrıntılı bir işbölümünün yapılmadığı, görevlendirmelerin şifahi olduğu bu nedenle sanığın para alıp verme yetkisinin başladığı 04.06.2002 tarihi öncesinde gerçekleştirdiği işlemlerinin zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, iddianamedeki anlatımında bu yönde olduğu gözetilmeden anılan eylemlerin dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanık müdafiinin banka zimmeti suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyizine gelince;
25.11.2000 tarihinde 4603 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte, bu Yasanın 1. maddesinin 2. ve 5. bentlerinin açık hükmü gereğince, ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankası özel hukuk statüsüne tabi bir anonim şirket haline dönüştürülerek, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK'lerin uygulanması olanağı ortadan kaldırılmıştır. Başka bir anlatımla, ... Bankası personelinin memur gibi cezalandırılabilmelerinin yasal dayanağı, yasa koyucu tarafından ortadan kaldırılmıştır. Bu nedenle, ... Bankası personeli hakkında, gerçekleştirilen zimmet eylemlerinden dolayı 765 sayılı TCY'nın 202. maddesinin uygulanması olanaksız hale gelmiş, anılan bankalar, 4389 sayılı Bankalar Yasasına tabi kılınmış personelin görevleri ile ilgili olarak banka aleyhine gerçekleştirdikleri bu tür eylemler 4389 sayılı Yasanın 22. maddesinde, bilahare 4389 sayılı Yasanın yürürlükten kalkması ve onun yerine yürürlüğe konulan 5411 sayılı Yasanın 160. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır. Bu nedenle sanığın eyleminin bir bütün olarak zimmet suçunu oluşturacağı cihetle;
a- 4389 sayılı Kanunun 22/3 ve 5411 sayılı Kanunun 160/5. maddesinde banka zararının kovuşturmadan önce ödenmesi halinde cezadan 1/2 oranında indirim yapılması öngörülmüş olup, sanık ...'un banka zararını kovuşturma başlamadan önce ödediği anlaşıldığından; suç tarihinde yürürlükte olup lehine bulunan 4389 sayılı yasanın 22/3 ve 765 sayılı TCK.nın 80. maddesinin uygulanması gerekirken aleyhe bulunan 5411 sayılı Kanunun 160/1 ve 5237 sayılı TCK.nın 43. maddelerinin uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
b- TCK'nın 53. maddesinin (3) fıkrası uyarınca, 53/1-c bendinde "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde ayrım yapılmaksızın karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?