Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/17090 K.2013/14030
Özet: Çalışma yeri yasası ihlali nedeniyle verilen hürriyeti bağlayıcı 1 yıl hapis ve 365 gün adli para cezası kararı, mahkemece kontekstindeki terimsel çelişki ve 51/3 maddesi gereği denetim süresinin belirlenmemesi nedeniyle 24/06/2013 tarihinde ITC Bozma sonucunda geriye dönük olarak bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hürriyeti bağlayıcı cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin belirlenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla, yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24/06/2013 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece suçu sabit görülen sanığa, eylemine uyan 5607 sayılı kanunun 3/1 maddesinde öngörülen yaptırımın alt ve üst sınırları arasında ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine göre "suçun işleniş şekli, kaçağa konu eşyanın gümrüklenmiş değeri" gerekçesiyle takdiren 1 yıl hapis cezası ve 365 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme hürriyeti bağlayıcı cezayı alt hadden belirlerken, adli gün para cezasını ise asgari hadden ayrılarak belirlemiştir. Mahkeme, her iki cezanın belirlenmesinde aynı gerekçeye dayanmıştır. Bu suretle hürriyeti bağlayıcı ceza ve adli gün para cezasının belirlenmesinde gerekçe yönünden çelişkiye düşülmüştür.
Diğer bozma nedeni ile birlikte bu hususun da bozma nedeni yapılmasını düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bu konuyu dikkate almayan bozma kararına katılmıyoruz.
SUÇ: 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hürriyeti bağlayıcı cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin belirlenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla, yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24/06/2013 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece suçu sabit görülen sanığa, eylemine uyan 5607 sayılı kanunun 3/1 maddesinde öngörülen yaptırımın alt ve üst sınırları arasında ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine göre "suçun işleniş şekli, kaçağa konu eşyanın gümrüklenmiş değeri" gerekçesiyle takdiren 1 yıl hapis cezası ve 365 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme hürriyeti bağlayıcı cezayı alt hadden belirlerken, adli gün para cezasını ise asgari hadden ayrılarak belirlemiştir. Mahkeme, her iki cezanın belirlenmesinde aynı gerekçeye dayanmıştır. Bu suretle hürriyeti bağlayıcı ceza ve adli gün para cezasının belirlenmesinde gerekçe yönünden çelişkiye düşülmüştür.
Diğer bozma nedeni ile birlikte bu hususun da bozma nedeni yapılmasını düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bu konuyu dikkate almayan bozma kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.