Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/16701 K.2012/25659
Özet: Sanıktan bahsedilen kaçağı teşebbüs yönünde eylemi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na göre kabahat hâline gelmiş ancak idari para cezasına dönüşmemiş; çalışanın eylemi teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle mahkeme, davayı bozmadı, dava konusu eşyayı gümrük idaresi tarafından ibra ve kayıt işlemleriyle kamuya geçirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: Sanık hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 102/4. maddesi gereğince düşürülmesine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin 12.01.2012 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği görülmekle sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında, ithali izne tabi eşyayı gerçeğe aykırı belgelerle gümrük idaresini yanıltarak ithale teşebbüs ettiği gerekçesiyle kamu davası açılmış olup, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı yasanın 3/11 madde fıkrasındaki düzenleme karşısında atılı fiil kabahate dönüşmüştür.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/18 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 13. maddeleri karşısında, anılan fiilin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle kabahat de oluşturmayacağı ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilmesinin olanaklı bulunmadığı da gözetilerek yapılan incelemede:
Kabahatin oluşması halinde sanığın eylemine uygulanabilecek yaptırım idari para cezasına dönüştürüldüğü cihetle hükmün BOZULMASINA, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ilgili kişiye İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dava konusu eşya yönüyle gümrük mevzuatı çerçevesinde gerekli işlemlerin gümrük idaresince yerine getirilmesine, 16.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: Sanık hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 102/4. maddesi gereğince düşürülmesine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin 12.01.2012 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği görülmekle sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında, ithali izne tabi eşyayı gerçeğe aykırı belgelerle gümrük idaresini yanıltarak ithale teşebbüs ettiği gerekçesiyle kamu davası açılmış olup, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı yasanın 3/11 madde fıkrasındaki düzenleme karşısında atılı fiil kabahate dönüşmüştür.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/18 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 13. maddeleri karşısında, anılan fiilin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle kabahat de oluşturmayacağı ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilmesinin olanaklı bulunmadığı da gözetilerek yapılan incelemede:
Kabahatin oluşması halinde sanığın eylemine uygulanabilecek yaptırım idari para cezasına dönüştürüldüğü cihetle hükmün BOZULMASINA, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ilgili kişiye İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dava konusu eşya yönüyle gümrük mevzuatı çerçevesinde gerekli işlemlerin gümrük idaresince yerine getirilmesine, 16.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.