‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/9751 K.2012/1783

Esas No: 2011/9751 · Karar No: 2012/1783 · Karar Tarihi: 09.02.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na aykırı olarak borsada manipülatif faaliyetlerde bulunarak 53.602,35 TL maddi menfaat elde etmesiyle ilgiliydi; Mahkeme, somut zarar oluşmadığını belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğini reddetti ve kararını bozulmadan onayladı.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 47/A-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 83.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair istanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2010 tarihli ve 2010/72 esas, 2010/838 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2010 tarihli ve 2010/134 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 24/08/2011 gün ve 44509 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2011 gün ve KYB. 2011/270881 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın ... Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören Petrol Ofisi A.Ş. hisse senetleri üzerinde 22/06/2006 tarihinde işleme dayalı manipülatif faaliyetlerde bulunmak suretiyle 53.602,35 Türk lirası maddi menfaat elde ettiği olayda, menfaatin manipülatif faaliyetler sonucu borsada işlem yapan diğer yatırımcılar zararına gerçekleştiği, mağduru tespit edilemeyen kamu zararının doğduğu, buna bağlı olarak borsa müessesinin yaralandığı, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile korunması gereken değerlerin korunamadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/6 maddesi yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa atılı suçun işlenmesi sonucunda oluşmuş somut bir zarar bulunmadığı cihetle, mahkemenin kararı yerinde görüldüğünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/02/2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.

Muhalif Üye
KARŞI OY
Sanıkların atılı suçu işlemiş olmaları sebebiyle kimliklerinin tesbit edilemediği ifade edilen mağdurlar aleyhine 53.602,35 TL somut zarar oluştuğu,
Sanıkların bu parayı suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen S.P.K.na iade, depo etmek gibi bir teşebbüste bulunmadıkları ve kâr olarak malvarlıklarında kaldığı,
H.A.G.B. kurumunu düzenleyen ve burada tekrarına görülmeyen CMK 231/6.maddesindeki şartlardan zararın iadesi koşulu gerçekleşmediğinden, yasanın konuluş amacı ve ruhuna uygun düşmeyen uygulama nedeniyle, Kanun Yararına Bozma isteğinin kabulü gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?