Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/9738 K.2012/3210
2 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet suçundan sanığın hapis cezası ve adli para cezasıyla cezalandırılması ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulup tutulmayacağı konusundadır. Mahkeme, 24/02/2010 tarihli kararını bozalak, 58/9 maddesine göre infaz rejimini uygulamayı reddederek hükmün diğer yönlerini aynen bırakmıştır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunuma muhalefet suçundan sanık ...'ün, anılan Kanun'un 81/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2.maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın suçu meslek edindiğinin anlaşıldığından bahisle cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/9.maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İZMİR 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 24/02/2010 tarihli ve 2009/268 esas, 2010/61 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.08.2011 gün ve 42878 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2011 gün ve KYB. 2011-266750 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın benzer bir suçla ilgili hakkında daha önce yapılan yargılama sonucunda İzmir Fikir ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2006/1189 esas, 2007/369 sayılı kararı ile verilen 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin ertelenmesini müteakip, sonradan yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile sanık lehine getirilen hükümlerin tespiti amacıyla yapılan uyarlama yargılaması sonucunda bu kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına aynı Mahkemenin 22/10/2009 tarihli ek kararı ile karar verildiği, bunun dışında sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyetin bulunmadığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanığın suçu meslek edinen olarak kabulü ile hakkında verilen cezanın mükerrirlere göre infaz edilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 24.02.2010 gün ve 2009/268 E. 2010/61 sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümden TCK 58/9 maddesinin uygulandığı fıkranın çıkarılmasına, hükmün sair yönlerinin aynen bırakılmasına, 09.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın benzer bir suçla ilgili hakkında daha önce yapılan yargılama sonucunda İzmir Fikir ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2006/1189 esas, 2007/369 sayılı kararı ile verilen 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin ertelenmesini müteakip, sonradan yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile sanık lehine getirilen hükümlerin tespiti amacıyla yapılan uyarlama yargılaması sonucunda bu kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına aynı Mahkemenin 22/10/2009 tarihli ek kararı ile karar verildiği, bunun dışında sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyetin bulunmadığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanığın suçu meslek edinen olarak kabulü ile hakkında verilen cezanın mükerrirlere göre infaz edilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 24.02.2010 gün ve 2009/268 E. 2010/61 sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümden TCK 58/9 maddesinin uygulandığı fıkranın çıkarılmasına, hükmün sair yönlerinin aynen bırakılmasına, 09.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.